I- GİRİŞ

İş kazası 5510 sayılı “Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu”nun 13. maddesinin birinci fıkrasında sayılan hal ve durumlarda meydana gelen, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özre uğratan olay olarak tanımlanmıştır. 5510 sayılı Kanun’da düzenlenen iş kazası sigortası kolundan sağlanan haklardan, bu Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi ile 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (e) ve (g) bentlerinde sayılan sigortalılar ile Kanun’a eklenen Ek 5. maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalıştırılan sigortalılar yararlandırılmıştır. İş kazasına tabi sigortalılar dışındaki diğer sigortalılar ile sigortalı sayılmayanlara iş kazası hükümleri uygulanması söz konusu değildir.

İş kazası sigortası kolundan sağlanan haklardan bir tanesi de sigortalının kendisine yapılan, geçici iş göremezlik süresince geçici iş göremezlik ödeneği verilmesidir. Geçirdiği kaza sonucu iş göremezliğe uğrayan sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesinin temel şartı, bildirilen kaza olayının 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi hükümlerince bir iş kazası olarak sayılması gerekmektedir. İş kazası nedeniyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalıya herhangi başkaca bir koşul aranmaksızın, geçici iş göremezliğin ilk gününden başlamak kaydıyla geçici iş göremezlik ödeneği ödenir. İş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya iş göremezliğin ilk gününden başlamak kaydıyla ödenek verildiğinden yani kazaya uğrayan sigortalı kaza günü itibariyle istirahatli sayıldığından kaza geçirilen günün hizmet olarak Kurum’a bildirilip bildirilmeyeceği hususunda tereddütler yaşandığı uygulamada çok sık karşımıza çıkan bir durumdur.

II- GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİĞE İLİŞKİN İSTİRAHAT RAPORU DÜZENLENMESİ

İş kazası nedeniyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalı için istirahat süresince istirahat raporu açılır. Temel kural istirahat raporlarının geçerli olarak kabul edilebilmesi için Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenmesidir. Ancak Kurumla sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporların da, Kurumla sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporların ise Kurumla sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onanması halinde geçerli sayılacağı kabul edilmiştir.

İş kazası nedeniyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalıya açılan istirahat raporlarında, istirahat sonrası için sigortalının iş başı yapıp yapamayacağı ya da kontrol muayenesine tabi tutulup tutulmayacağı belirtilir. İstirahat raporunun bir nüshası işyerlerine ibraz edilmesi için sigortalılara verilmek, bir nüshası Kurum’a gönderilmek üzere en az iki nüsha olarak düzenlenir. Ayaktan tedavilerde sigortalıya tek hekim raporu ile bir defada en çok 10 gün istirahat verilebilir. İstirahat sonrasında kontrol muayenesi raporda belirtilmiş ise toplam süre yirmi günü geçmemek kaydı ile istirahat uzatılabilir. Yirmi günü aşan istirahat raporları sağlık kurulunca verilir. Sağlık kurulunun ilk vereceği istirahat süresi sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlamak üzere altı ayı geçemez. Tedaviye devam edilmesi hâlinde malûllük hâlinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile tespit edilirse bu süre uzatılır.

III- ÇALIŞMAZLIK BİLDİRİMİ

İş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan ve istirahat açılan sigortalıya, istirahat sürelerine dair geçici iş göremezlik ödeneklerinin ödenebilmesi için işverenleri tarafından istirahat süresince işyerinde çalışılmadığına dair bildirimin yapılması gerekmektedir. Bu bildirimin usul ve esasları; “İstirahatli Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumu’na Gönderilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”e göre yürütülecektir.

Söz konusu Tebliğ’de yapılan düzenleme gereğince hak edilen istirahat süresi, “on günden kısa süreli istirahatlerde istirahatin bittiği günü, on gün ve daha uzun süreli istirahatlerde onar günlük sürelerin bittiği ve son on günlük süreden arta kalan istirahat süresinin bittiği günü” olarak tanımlanmakta olup, işverenlerce sigortalıların istirahat raporlarını işverenlerine ibraz etmelerini takip eden 5 işgünü içerisinde bu bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri gerekmektedir.

IV- GEÇİCİ İŞ GÖREMEZLİK ÖDENEĞİNİN ÖDENMESİ

Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde Kurum’ca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince geçici olarak çalışamama hâlidir. İş kazası nedeniyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalıya istirahatin ilk gününden başlamak kaydıyla ödenek verilir. İş kazası halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak tedavilerde 5510 sayılı Kanun’un 17. maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının yarısı, ayaktan tedavilerde üçte ikisi olarak hesaplanarak ödenir.

V- İŞ KAZASI GEÇİRİLEN GÜN PRİM ÖDENİP ÖDENMEYECEĞİ

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasında; Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançlarının hesabında “hak edilen ücretlerin” brüt toplamının esas alınacağı hükmü yer almıştır.

Yine 5510 sayılı Kanun’un 3. maddesinin 12 numaralı bendinde ücret, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara saatlik, günlük, haftalık, aylık veya yıllık olarak para ile ödenen ve süreklilik niteliği taşıyan brüt tutar olarak tanımlanmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde ise, genel anlamda bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte 4857 sayılı Kanun’un, 41, 42 ve 43. maddeleri uyarınca yapılan fazla çalışmalar ve 46. maddesi uyarınca hak kazanılan hafta tatili ile 47. maddesi uyarınca ulusal bayram ve genel tatil günleri için ücret, 57. maddesi uyarınca hak kazanılan yıllık izin ücreti, 70. maddesi uyarınca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca hazırlanan, Hazırlama Tamamlama ve Temizleme İşleri Yönetmeliği’nin 15. maddesi uyarınca yapılan hazırlama, tamamlama ve temizleme işleri için de artırımlı ücret ödenmektedir.

Buradan hareketle, 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların yukarıda açıklanan ücretlerinin prime esas kazanca dahil edilebilmesi için Kanun’un 80. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre hak edilmesi yeterli olup, sigortalıların ay içindeki prime esas kazanç tutarlarının hesaplanması sırasında, söz konusu ücretlerin, ödenip ödenmediğine veya ne zaman ödendiğine bakılmaksızın, hak edildiği ayın prime esas kazancına dahil edilmek suretiyle prime tabi tutulması gerekmektedir.

5510 sayılı Kanun’un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde “Primlerin hesabına esas tutulacak günlük kazanç, sigortalının, bir ay için prime esas tutulan kazancının otuzda biridir. Ancak günlük kazancın hesabına esas tutulan ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler için ücret almamış sigortalının günlük kazancı, o ay için prime esas tutulan kazancının ücret aldığı gün sayısına bölünmesi suretiyle hesaplanacağı, (h) bendinde ise sigortalıların günlük kazançlarının hesabında esas tutulan gün sayıları, aynı zamanda, bunların prim ödeme gün sayılarını gösterir. Ancak, işveren ve sigortalı arasında kısmî süreli hizmet akdinin yazılı olarak yapılmış olması kaydıyla, ay içerisinde günün bazı saatlerinde çalışan ve çalıştığı saat karşılığında ücret alan sigortalının ay içindeki prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saati süresinin 4857 sayılı İş Kanunu’na göre belirlenen haftalık çalışma süresine göre hesaplanan günlük çalışma saatine bölünmesi suretiyle bulunur. Bu şekildeki hesaplamada gün kesirleri bir gün kabul edilir.” hükümleri yer almıştır.

Yapılan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere bir takvim ayının otuz gün bir takvim yılının ise 360 gün olarak kabul edildiği, bir takvim ayında kesintisiz yani ara vermeden tam çalışan sigortalının o ay 28 gün de çekse 29 günde çekse 31 gün de çekse 30 gün de çekse prim gün sayısının 30 gün olarak Kurum’a bildirilmesi gerektiğidir. Yani o ayın kaç takvim günü olduğuna bakılmaksızın prim gün sayısı 30 gün olarak bildirilecektir. Sigortalı ay içindeki bazı günlerde çalışmamış ve çalışmadığı günler içinde ücret almamış ise bu kez prim gün sayısı o ay çalıştığı gün sayısı kadar olacaktır. Bu kez takvim ayı 30 gün olarak değil kaç günden ibaret ise takvim ayı o kadar gün olarak kabul edilir. O takvim ayındaki gün sayısından çalışılmayan ve ücret alınmayan gün sayısı çıkarılarak prim gün sayısı hesap edilir.

5510 sayılı Kanun’un 82. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ise günlük kazançları prime esas kazancın alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden, günlük kazançları üst sınırdan fazla olan sigortalıların günlük kazançları da üst sınır üzerinden hesaplanır.

Yukarıda ifade edilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere sigortalı için herhangi bir ücret ödemesi yapılmasa bile ücrete hak edilmesi halinde hak edilen günün ücreti o ayın dahil bulunduğu kazanca ilave edilerek prime tabi tutulması gerekmektedir. Burada prime esas alınacak kazanç miktarı ise 5510 sayılı Kanun’un 82. maddesinin ikinci fıkrası gereğince prime esas kazancın alt sınırı olarak hesap edilecektir.

5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinin birinci fıkrasında yer alan iş kazası sayılma hal ve durumlarına bakıldığında ise sigortalının, işverenin otoritesi ve talimatı altında bulunduğu sırada yani işle ilgili illiyet bağının bulunduğu zamanlarda uğradığı bedensel ve ruhsal arıza durumlarına karşı sosyal güvence altına alınarak mevzuatımız bakımından iş kazası olarak kabul edildiğinden kaza geçirilen gün için kendisine herhangi bir ücret ödenmese dahi iş kazasına maruz kalınan gün için ücrete hak kazandığından kaza geçirilen günün prime esas kazanca tabi tutularak priminin ödenmesi gerekmektedir.

Ancak sahada yapılan araştırma ve incelemelerde kaza geçirdiği ilk günden itibaren istirahat raporu açıldığı için kaza geçirilen günün prime esas kazanca dahil edilmediği için işverenlerin ek aylık prim hizmet belgesinin geç verilmesi, işyeri yasal kayıtları, ücret bordroları geçersiz sayılması gibi 5510 sayılı Kanun’un 102. maddelerinin ilgili fıkraları gereğince idari para cezasına muhatap kalarak mağduriyete uğradıkları çok sık olarak karşımıza çıkan bir durumdur.

VI- SONUÇ

Her ne kadar çalıştığı işyerinde ay içinde işten çıkışı bulunmamakla birlikte geçirdiği iş kazası nedeniyle geçici iş göremezliğe uğradığı için istirahatli sayıldığı için Kurum’a kaza günü eksik gün bildiriminde bulunulan sigortalıya kaza günü için herhangi bir ücret ödemesi yapılmasa bile kaza geçirilen günün ücretinin hak edilmesi nedeniyle mevzuatımız gereği kaza geçirilen günün o ayın dahil bulunduğu prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. Bu konuda yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için işverenlerin bu hususa dikkat etmeleri önemli bir husus olarak karşımızaçıkmaktadır.


Yazar: Süleyman TUNÇAY*

Yaklaşım / Kasım 2015 / Sayı: 275

*           Sosyal Güvenlik Kurumu Başmüfettişi, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı