Mevzuat | Hesaplamalar | Formlar | SSS | Hayata Dair | İletişim | Hakkımda
 

İmkansızı Başarmak İçin..


 Melih Arat' tan güzel bir yazı daha...

Uzun zamandır yaşamlarında mucize kabul edilebilecek sonuçlar alanları inceliyorum. Kimlerin başına mucizeler geliyor?

Öncelikle mucize olabileceğine inananların başına mucizeler geliyor. Bir imkansızın olabileceğine inanmayanlar her zaman haklı çıkıyor ve sıradan yaşamlarına devam ediyorlar. Bununla birlikte bir imkânsızın gerçekleşebileceğine tüm kalpleriyle inanan ve bunun için çalışan insanlar, imkansızın gerçekleşebildiğini ve sıra dışı yaşamlarına devam ediyorlar.

Seminerlerimde uyguladığım bir imkansızlık deneyi var. Öncelikle gruba fiziksel bir sorunu tarif ediyorum. Sorun bir pipet ve çok ince bir iplikle ilgili. Katılımcılar, pipet ve ipliğe bakarak verdiğim amacın başarılamayacağını düşünüyorlar. Bu deneyin 15 saniyelik bir süresi var. Katılımcılar birer birer iplik ve pipetten oluşan deneyi yapıyorlar.

Her biri 15 saniye uğraşmasına rağmen başarılı olamıyor. Değil 15 saniye birkaç dakika uğraşsalar bile olmayacak gibi bir izlenim oluşuyor. Katılımcıların yarısı denedikten sonra benim bu problemi 5 ayrı şekilde bir ya da iki saniye içinde çözdüğümü söylüyorum. Katılımcılar bu imkansızlık probleminin çözülebildiğini öğrenseler de hala kendilerinin yapabileceğini düşünmüyorlar. Sonlara doğru bir kişi problemi bir saniye içinde çözüyor.

Katılımcılara birer birer deneyin başında ne düşündüklerini soruyorum: "Yapabileceğinize inanıyor muydunuz? Yoksa yapamayacağınıza mı inanıyordunuz?" Yapamayanların hepsi, pipet ve ipliği ellerine aldıklarında problemin çözümünün imkansız olduğunu, sadece pipet ve iplikli deneyde başarılı olmuş olanlar, deneyin başında "yapabileceğine inandığını" belirtiyor. İşte mucizelerle ilgili durumumuzda yaşamlarında mucizelerle karşılaşmayacağına inananlar, karşılaşmıyorlar; karşılaşabileceklerini düşünenler ise bu mucizelerin ortaya çıkmasına vesile oluyorlar.

Bu arada mucizeyi mühendislik mantığıyla tanımlayayım. Elimizde bir hedef var; bu hedefi başarmak için 100 birime ihtiyacımız var; elimizde ise sadece iki birim var. Aradaki 98 birimin tamamlanması imkansız gibi görünüyor. İşte bu eksik olan 98 birim tamamlanabilirse mucize gibi bir şey olmuş olur. Mucize gibi tanımlanabilecek sonuçlara örnekler vereyim:

Üniversitede notları ortalama bir öğrencinin Harvard Üniversitesi'nin yüksek lisansına kabul edilmesi; motosiklet kazası geçirmiş ve felç olmuş 'hayatın boyunca koltuk değnekleriyle yürüyeceksin' dedikleri birinin yürümekten öteye dünyanın en iyi dansçılarına ve sporcularına kaslarını nasıl kullanacaklarına ilişkin örnek olacak bir sağlığa kavuşması, üç yüz kişilik bir bölükle, yüz bin kişilik bir ordunun mağlup edilmesi, bir saat içinde iki yüz kilometre ötede bir yere elden bir belge teslimi ve benzeri.

Yaşamlarında bu tür olağanüstü sonuçlar alanların özelliklerini şöyle sıralayabilirim.

Birincisi kendileri için mucizenin ne olduğunu tanımlamışlar. İnsanlara yaşamınızda bir mucize olabilecek olsaydı, bu ne olsun isterdiniz diye soruyorum. Çoğu zaman yanıt alamıyorum. Dolayısıyla yaşamımızla ilgili ne olursa mucize deriz sorusunun cevabını vermeden bu mucize olmayacak. İkinci olarak bu mucizenin olacağına inanacaklar. Daha önce belirttiğim gibi inanmayanların başına mucize gelmiyor.

Üçüncü olarak ne kadar anlamsız görünürse görünsün çaba gösterecekler. Elinizde sadece üç yüz asker de olsa ve karşımızdaki ordu yüz bin kişilik de olsa, o sıra yapılabilir en akıllıca şey ne görünüyorsa onu yapmak gerekiyor. Başkaları bizimle alay da etse, her çabamız ret ile de karşılaşsa hiç vazgeçmeden çalışmak gerekiyor.

Dördüncü olarak bu mucizenin olabilmesi için herkesten fazla çalışmak gerekiyor. Herkes kadar çalışarak mucize olmuyor. Beşinci ve en azından benim öğrenebildiğim kadarıyla bir mucize için en önemli olansa yardım etmek. Ancak başkalarının yardımı, desteği ve anlayışıyla bizim mucizemiz gerçekleşecekse, biz de başkalarının yaşamındaki mucizelerin ve olumlu şeylerin ortaya çıkması için yardım etmeliyiz. 

  • Bunları Unutmayın

    Tümünü Gör
  • E-Bülten



Mevzuat | Hesaplamalar | Formlar | SSS | Hayata Dair | İletişim | Hakkımda
Sitemizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu paylaşımlar ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu site ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; S.M. Mali Müşavir Burhan Eray bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. S.M. Mali Müşavir Burhan Eray, söz konusu site ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Site ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. S.M. Mali Müşavir Burhan Eray, söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.

© 2006-2012 Burhan Eray | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir |