Mevzuat | Hesaplamalar | Formlar | SSS | Hayata Dair | İletişim | Hakkımda
 

Münfesih şirket adına tarh edilen vergi ve kesilen ceza için kanuni temsilci adına ödeme emri düzenlenmesi.


 

Danıştay 7. Dairesi

Tarih    : 12.05.2014

Esas No         : 2011/7412

Karar No  : 2014/2572

VUK Md. 10

MÜNFESİH ŞİRKET ADINA TARH EDİLEN VERGİ VE KESİLEN CEZA İÇİN KANUNİ TEMSİLCİ ADINA ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİ

Tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilemeyeceği; dolayısıyla, kamu alacağının söz konusu şirketten tahsil edilmesinde hukuken olanak bulunmadığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde isabet bulunmadığı hk.

İstemin Özeti: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu Münfesih (...) A.Ş. adına 2004 yılının Ocak ila Nisan dönemlerine ilişkin olarak salınan banka ve sigorta muameleleri vergileri ile hesaplanan gecikme faizlerinin ve kesilen vergi ziyaı cezalarının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerini; olayda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin yönetim kurulu kararı ile şirketi her hususta temsil ve ilzama yönetim kurulu başkanı (...)’in seçildiği, adı geçen kişinin her hususta yetkili kılınması nedeniyle, şirket yönetim kurulu başkan vekili olan davacının herhangi bir sorumluluğu bulunduğundan bahsedilemeyeceği; öte yandan, şirketin tasfiyeye girdiği dönemde de sorumluluk tasfiye memuruna ait olacağından, davacının bu dönemde de sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden Vergi Mahkemesinin kararının; davacının kanuni temsilciliğini yaptığı şirketin ödenmeyen vergi borçlarından sorumlu olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Karar: Temyiz başvurusu; davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu Münfesih (...) A.Ş. adına 2004 yılının Ocak ila Nisan dönemlerine ilişkin olarak salınan banka ve sigorta muameleleri vergileri ile hesaplanan gecikme faizlerinin ve kesilen vergi ziyaı cezalarının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenip tebliğ edilen ödeme emirlerini iptal eden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği; yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi alacaklarının, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı; temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için, asıl mükelleflere rücu edebilecekleri hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıdaki mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, bir anonim şirketin ödenmeyen vergi borcunun kanuni temsilcilerden tahsil edilebilmesi için, alacağın şirket adına kesinleştirilmiş olması gerekmekte olup, şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, başka bir deyişle, medeni hakları kullanma ve bu haklardan yararlanma ehliyetinin son bulması ve alacağın anılan şirketten tahsil edilmesinde hukuken olanak bulunmaması halinde, kamu alacağının ödeme emri ile kanuni temsilcilerden tahsili yoluna gidilemeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.

Olayda, davacının bir dönem kanuni temsilciliğini yaptığı Münfesih (...) A.Ş.’nin tasfiyesinin 17.12.2007 tarihinde sonuçlanarak, 19.12.2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmekle, tüzel kişiliğin sona ermiş olduğunun anlaşılması nedeniyle, tüzel kişiliğin sona ermesinden önceki dönemlerle ilgili olsa dahi, münfesih şirket adına tarh ve ceza kesme işlemleri tesis edilemeyeceği, dolayısıyla, kamu alacağının söz konusu Şirketten tahsil edilmesinde hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmakta olup, kamu alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan istenilmesinde yasal isabet görülmediğinden, işlemin iptali yolunda verilen kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddine, oyçokluğu ile karar verildi(*).

 

(*)         KARŞI OY: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği oyu ile Dairemiz kararının gerekçesine katılmıyoruz.




  • Bunları Unutmayın

    Tümünü Gör
  • E-Bülten



Mevzuat | Hesaplamalar | Formlar | SSS | Hayata Dair | İletişim | Hakkımda
Sitemizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu paylaşımlar ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu site ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; S.M. Mali Müşavir Burhan Eray bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. S.M. Mali Müşavir Burhan Eray, söz konusu site ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Site ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. S.M. Mali Müşavir Burhan Eray, söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.

© 2006-2012 Burhan Eray | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir |