Mevzuat | Hesaplamalar | Formlar | SSS | Hayata Dair | İletişim | Hakkımda
 

Yıllık ücretli izine ilişkin son yasal düzenlemeler


 I- Giriş: Yıllık Ücretli İzine İlişkin Yasal Düzenlemeler

1982 tarihli T.C. Anayasasının, “Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50. maddesinde: “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır” denmiş ve “Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir” hükmü yer almıştır. Yıllık ücretli izin hakkı, 4857 sayılı İş Kanununun 53 ila 61. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayrıca, uygulamaya ilişkin olarak ve 4857 sayılı İş Kanununun 60. maddesine dayanarak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından “Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği” yayımlanmıştır.

II- Yıllık Ücretli İzin Süreleri

4857 sayılı İş Kanunu, yıllık izin gün sayılarını üç parametre kullanarak belirlemiştir. Bu üç parametre:

a) Çalışanın o işyerindeki kıdemi (çalışma süresi),

b) Çalışanın yaşı,

c) Yer altı işlerinde çalışan işçilere ilişkin özel düzenlemedir.

Yaş parametresi ile belirli bir yaşın altındaki ve üstündeki çalışanlar gözetilmiş ve bu kişilerin izin gün sayıları, o işyerindeki kıdemlerine bakılmaksızın en az 20 gün olacak şekilde düzenlenmiş; kıdem parametresi ile bir çalışanın o işyerindeki izin süresi, kıdemi ile doğru orantılı olarak arttırılmış ve kıdemli çalışanlar korunmuş; madde hükmüne, 2014 yılında eklenen ek cümle ile de yer altı işlerinde çalışanların izin gün sayıları diğer sektörlerde çalışanlara göre arttırılmıştır.

Kanunun 53. maddesinde yıllık ücretli izin gün sayıları şu şekilde belirlenmiştir:

1- İşyerindeki kıdemi 1-6 yıl (5. yıl dahil 6. yıl hariç) arasında olan çalışanlara, 14 günden,

2- İşyerindeki kıdemi 6-15 yıl (6. yıl dahil 15. yıl hariç) arasında olanlara, 20 günden ve

3- İşyerindeki kıdemi 15 yıl (15. yıl dahil) ve daha fazla olanlara ise 26 günden az yıllık ücretli izin verilemez.

53. maddeye, 6552 sayılı Kanunla, 10.09.2014 tarihinde eklenen ek cümle ile: “Yer altı işlerinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin süreleri dörder gün arttırılarak uygulanır” denmiştir. Yani yukarıda yer alan izin gün sayıları yer altı işlerde çalışan işçiler için 14, 20 ve 26 gün olarak değil 18, 24 ve 30 gün olarak uygulanacaktır. Örneğin; 01.01.2015 tarihinde bu kapsamdaki bir işyerinde ilk defa çalışmaya başlayan kişinin 1 yıllık bekleme süresi 31.12.2015 tarihinde dolacak ve bu kişi 01.01.2016 tarihinden itibaren 14 değil, 18 günlük izne hak kazanacaktır.

Yine 53. madde hükmü ile 18 yaşından küçüklere (18. yaş dahil) ve 50 yaşından büyüklere (50. yaş dahil) o işyerindeki kıdem süresi ne olursa olsun 20 günden az yıllık ücretli izin verilemez.

Örneğin; 52 yaşında bir çalışan, 01.01.2015 tarihinde bir işyerinde çalışmaya başlamış ve 1 yıllık bekleme süresini 31.12.2015 tarihinde doldurmuştur. Bu kişi 01.01.2016 tarihinden itibaren 14 değil, 20 günlük izne hak kazanacaktır.

III- Yıllık Ücretli İznin Bölünmesine İlişkin Olarak 25.04.2016 Tarihine Kadar Yürürlükte Olan Düzenleme

4857 sayılı İş Kanununun 56. maddesinin, 25.04.2016 tarihine kadar yürürlükte olan 3. fıkrasında, yıllık izinlerin bölünmesine ilişkin olarak: “… 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere en çok üçe bölünebilir” denmişti.

İş Kanunumuzda esas olan yıllık izinlerin bölünmeden, tek parça halinde kullanılması olsa da 3. fıkra hükmü gereği, tarafların karşılıklı anlaşması ile izinler bölünebilir.

Ancak bunun için;

a) Bölünen iznin bir parçası 10 günden az olmamalı,

b) İzin en çok 3’e bölünmeli idi.

Çalışanlar, bu fıkra hükmü ile yıllık izinlerini, işvereninde onayını almak şartıyla çeşitli kombinasyonlar oluşturarak kullanabiliyordu. Örneğin; 14 gün yıllık izni olan bir çalışan, yukarıda yer alan 3. fıkra hükmü ile yıllık izinlerini 10+2+2, 10+3+1, 13+1, 12+1+1 vb. kombinasyonlar halinde kullanabiliyordu.

IV- Yıllık Ücretli İznin Bölünmesine İlişkin Olarak 26.04.2016 Tarihinde Yürürlüğe Giren Yeni Düzenleme: Ne Değişti?

TBMM tarafından, 14.04.2016 tarihinde kabul edilen ve 26.04.2016 tarihinde, 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihi itibari ile yürürlüğe giren 6704 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 16. maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 56. maddesinin 3. fıkrası: … 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir” şeklinde değiştirilmiştir.

  1. fıkrada yapılan bu değişiklikle:

1- Eski fıkra hükmünde yer alan yıllık izinlerin en fazla üçe bölünebileceği hükmü kaldırılmış ve yıllık izinlerin bölümler halinde kullanılabileceği ifade edilmiş, ayrıca izinlerin en fazla kaç parçada kullanılabileceğine ilişkin bir üst sınır konmamıştır.

2- Yeni düzenlemede de eski fıkra hükmünde olduğu gibi izinlerin bölünmesi için “tarafların karşılıklı anlaşması” hususu yine korunmuştur.

3- Son olarak yine eski fıkra hükmünde yer alan ve bölünen iznin bir parçasının “10 günden az olmaması şartı” korunmuştur.

Bu değişiklikten sonra yıllık izinler tarafların karşılıklı anlaşması şartıyla ve bir parçası on günden az olmamak kaydıyla herhangi bir sınırlama olmaksızın bölünebilecektir. Örneğin; 14 günlük yıllık izni olan bir çalışan yıllık iznini 10+1+1+1+1 şeklinde bölebilecektir.

V- Sonuç

4857 sayılı İş Kanununun 56. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında: “Yıllık ücretli izin işveren tarafından bölünemez. Bu iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur” denmiş ve 26.04.2016 tarihinde değiştirilen 3. fıkrasında ise “Ayrıca, 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabilir”denmiştir. Anılı üç fıkra hükmü incelendiğinde; esas olan yıllık izinlerin bölünmeden tek parça olarak kullanılmasıdır; yani Kanunun 53. maddesinde yer alan izin sürelerinin, işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunlu tutulmuştur. Çalışan, yıllık izninin tamamını tek bir seferde kullanmak isterse, işveren, çalışanın yıllık iznini bölerek kullanmasını isteyemez; çalışanı, yıllık iznini bölmesi konusunda zorlayamaz. Yıllık izinlerin tek parça halinde kullanılması esas olsa da 3. fıkra hükmü gereğince yıllık izinler bölünerek kullanılabilir. Bunun için tarafların karşılıklı olarak anlaşması ve bölünen yıllık iznin bir parçasının on günden az olmaması gerekmektedir. Yapılan değişiklikle, yıllık izinlerin en çok üçe bölünebileceğine ilişkin emredici hüküm kaldırılmış ve izinlerin kaç parçada kullanılması gerektiği noktasında herhangi bir sınırlama getirmemiştir.

6704 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 4857 sayılı Kanunun 56. maddesinin 3. fıkrasında yapılan ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik özü itibari ile çalışma hayatının esnekleştirilmesinin bir örneğidir. Yapılan değişiklikle, yıllık izinlerin en fazla üçe bölünebileceğine ilişkin emredici hüküm kaldırılmış; ancak önceki düzenlemede yer alan, izinlerin ancak tarafların karşılıklı anlaşması ile bölünebileceği ve bölünen iznin bir parçasının on günden az olamayacağı hükümleri aynen korunmuştur. Kanımızca, korunan eski fıkra hükümleri ile işçinin, yıllık iznini bölmeye zorlanamaması ve kesintisiz/sürekli dinlenme hakkının sağlanması devam ettirilmiş; değiştirilen hüküm ile de yıllık iznini parçalar halinde kullanmak isteyen işçi lehine bir esnekleştirme sağlanmıştır. Bu sebeple gerek korunan ve gerekse de değiştirilen hükümler itibari ile düzenleme isabetli olmuştur.

Murat YETİK
Sosyal Güvenlik Denetmeni




  • Bunları Unutmayın

    Tümünü Gör
  • E-Bülten



Mevzuat | Hesaplamalar | Formlar | SSS | Hayata Dair | İletişim | Hakkımda
Sitemizde yer alan bilgiler belli bir konunun veya konuların çok geniş kapsamlı bir şekilde ele alınmasından ziyade genel çerçevede bilgi vermek ve yorum yapmak amacını taşımaktadır. Bu paylaşımlar ile amacımız muhasebe, vergi, yatırım, danışmanlık alanlarında veya diğer türlü profesyonel bağlamda tavsiye veya hizmet sunmak değildir. Bilgileri kişisel finansal veya ticari kararlarınızda yegane dayanak olarak kullanmaktan ziyade, konusuna hakim profesyonel bir danışmana başvurmanız tavsiye edilir. Bu site ve içeriğindeki bilgiler, oldukları şekliyle sunulmaktadır; S.M. Mali Müşavir Burhan Eray bunlarla ilgili sarih veya zımni bir beyan ve garantide bulunmamaktadır. S.M. Mali Müşavir Burhan Eray, söz konusu site ve içeriğindeki bilgilerin hata içermediğine veya belirli performans ve kalite kriterlerini karşıladığına dair bir güvence vermemektedir. Site ve içeriğindeki bilgileri kullanımınız sonucunda ortaya çıkabilecek her türlü risk tarafınıza aittir ve bu kullanımdan kaynaklanan her türlü zarara dair risk ve sorumluluk tamamen tarafınızca üstlenilmektedir. S.M. Mali Müşavir Burhan Eray, söz konusu kullanımdan dolayı, (ihmalkarlık kaynaklı olanlar da dahil olmak üzere) sözleşmesel bir dava, kanun veya haksız fiilden doğan her türlü özel, dolaylı veya arızi zararlardan ve cezai tazminattan dolayı sorumlu tutulamaz.

© 2006-2012 Burhan Eray | Serbest Muhasebeci Mali Müşavir |