TİCARET VE SANAYİ ODASI KAYITLARININ BAĞ-KUR AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ.

Anasayfa > Ticaret ve Sanayi Odası Kayıtlarının Bağ-Kur açısından Değerlendirilmesi.

Ticaret ve Sanayi Odası Kayıtlarının Bağ-Kur açısından Değerlendirilmesi.

26.06.2018

TİCARET VE SANAYİ ODASI KAYITLARININ BAĞ-KUR VE 4/b SİGORTALILIĞI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

 

 

I- GİRİŞ

 

1 Ekim 2008’den önce Bağ-Kurlular olarak adlandırılan kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan kişiler, 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle birlikte 1 Ekim 2008’den sonra 4/b sigortalıları olarak anılmaya başlamışlardır.

 

Bağ-Kurluların adları her ne kadar 1 Ekim 2008’den itibaren 4/b sigortalısı şeklinde değişse de, sigortalı olmaları için Kurum (Bağ-Kur, SGK) dışında tutulan kayıt, belge ve bilgilerin esas alınması uygulaması, gerek 1 Ekim 2008’den önce gerekse 1 Ekim 2008’den sonra devam etmiştir.

 

Kendi nam ve hesabına çalışanların sigortalılıklarına esas olan kayıt türlerinin tamamını ele alıp açıklamak bir makale konusuna sığışmayacağından dolayı, bu çalışmamızda 1 Ekim 2008’den önceki Bağ-Kur mevzuatında ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlara hangi durumlarda hizmet verildiğini, 1 Ekim 2008’den önce ticaret ve sanayi odası kayıtlarına göre Bağ-Kur’u devam edenlere 1 Ekim 2008’den sonraki süreçte hizmet verilip verilemeyeceğini, özellikle şirket ortakları açısından ele alıp açıklamaya çalışacağız.

   

II- TİCARET SİCİLİ İLE TİCARET VE SANAYİ ODALARINA KAYDOLMA ESASLARI

 

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun[1] 42. maddesine göre, her tacir ticari işletmesini açtığı günden itibaren en geç 15 gün içinde ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını işletme merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret siciline tescil ve ilan ettirmek zorundadır. Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 13. maddesi gereği ise, hakiki veya hükmi şahıs olan her tacir, işletmesini ve ticaret unvanını ticaret siciline tescil ettirmeğe mecburdur.

 

Kanun ve tüzükteki hükümlerden anlaşılacağı üzere, ticaret siciline esnaflar değil ancak tacirler kaydolabilmektedirler. Türk Ticaret Kanunu’nun 14. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen bile olsa kendi adına işleten ve çalışması emeğe değil sermayeye dayanan kimseler tacir sayılmaktadır. Ticaret sicil memurlukları, sanayi ve ticaret odalarının birlikte olduğu yerlerde sanayi ve ticaret odalarında bulunurken, Sanayi Odası’nın ayrı Ticaret Odası’nın ayrı olduğu yerlerde ticaret odası bünyesinde faaliyet göstermektedir.

 

5174 sayılı Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu’nun[2] 9. maddesine göre, ticaret siciline kayıtlı olan tacirler, sanayiciler ve deniz tacirlerinin ticaret ve sanayi odalarına kaydolmaları zorunludur. Bunun için uygulamada, ticaret sicil memurluğuna tescil için müracaat eden kişilerin adlarına aynı tarih itibariyle ticaret sicil dosyasının haricinde bir dosya daha açılarak ticaret ve sanayi odalarına kaydolmaları sağlanmaktadır.

 

Ticaret sicili ile Ticaret ve Sanayi Odalarına, şirket ortaklarının yanında kasaplık, konfeksiyonculuk ve tuhafiyecilik gibi meslekleri yapan şahıslar da üye olabilmektedir. Ancak, söz konusu şahısların anılan yerlere üye olabilmeleri için bilanço usulüne göre defter tutmaları gerekmektedir.

 

İşletme esasına göre defter tutan şahısların esnaf sicil ve esnaf meslek odalarına kaydolmaları gerektiği gibi, serbest meslek defteri tutan şahısların da (muhasebeciler, doktorlar, avukatlar vb.) yalnızca serbest meslek odalarına (Barolar ve Muhasebeciler Odası gibi) kaydolmaları gerekmektedir.

 

Tacirlerin ticaret ve sanayi odalarına kaydolmaları için önce ticaret siciline kaydolmaları, daha sonra sanayi ve ticaret odalarına kaydolmaları zorunludur. Bir kişinin tacirlik kaydı, sanayi ve ticaret odasının birlikte faaliyet gösterdiği yerlerde olabileceği gibi, ayrı ayrı faaliyet gösterdiği yerlerde de olabilir. Bu durumun Bağ-Kur ve 4/b sigortalılığı açısından bir farkı yoktur.

 

Şahıs şirketi (kolektif, adi komandit, donatma iştiraki) ortakları ile sermaye şirketi (anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket) ortaklarının ticaret sicil ile ticaret ve sanayi odalarına kayıtları, şahıslarından kaynaklanan bir kayıt türü olmayıp şirkete ortak olmalarından yani şirketin hükmi şahsiyetinden kaynaklanan bir kayıt türüdür. Ticaret sicili ile ticaret ve sanayi odalarına yapılan kayıtlardan şahsa bağlı olan kayıt türü, bilanço esasına göre defter tutan şahıs firmalarının kayıtlarıdır.

 

Adi ortaklıkların ticaret hukukunda tanımı yapılmayıp bu tür ortaklık türü borçlar hukukunda yer aldığı için, adi ortaklıkların ticaret siciline ve dolaysıyla ticaret ve sanayi odalarına kayıtları yapılmamaktadır. Ancak adi ortaklıklarda konsorsiyum olursa bunların da ticaret siciline ve dolaysıyla ticaret ve sanayi odalarına kayıtları yapılabilmektedir.

   

III- TİCARET VE SANAYİ ODASINDAKİ KAYITLARIN SİGORTALILIK BAŞLANGICI VE SONA ERMESİNE ETKİLERİ

 

1 Ekim 2008’den önce şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılık süreleri belirlenirken, ticaret sicili ile ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlara göre hangi şartlarda hizmet verileceği konusunda tam bir netlik bulunmamaktaydı. Ancak Bağ-Kur İl Müdürlüklerinde bu konuda yapılan genel uygulamayı açıklamaya çalışalım.

 

A- 1 EKİM 2008’DEN ÖNCE BAĞ-KUR’DA YAPILAN UYGULAMALAR

 

1- Şahıs Şirketi (Kolektif Şirket, Adi Komandit Şirket, Donatma İştiraki) Ortakları Yönünden

 

Şahıs şirketi ortakları gelir vergisine tabidirler. Şahıs şirketleri, şirketten dolayı ticaret sicil ile ticaret ve sanayi odalarına kaydolmak zorundadırlar. Şahıs şirketi ortaklarının ticaret sicil ile ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtları kendi gerçek şahıslarına bağlı olan bir kayıt türü değil, şirketten (hükmi şahsiyet) kaynaklanan bir kayıt türüdür.

 

1 Ekim 2008’den önce şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıklarının başlatılması ve sona erdirilmesi 04.10.2000 tarihine kadar aşağıdaki şekilde yapılmıştır.

 

Buna göre, 04.10.2000’e kadar şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları; gelir vergisi mükellefiyeti ile meslek kuruluşu (ticaret sicili ile Ticaret ve Sanayi Odası kayıtları) kayıtlarından hangisi daha önce başlamışsa o tarih itibariyle başlatılmakta ve anılan yerlerdeki mükellefiyet ve üyelik kayıtlarından hangisi daha geç sona ermişse o tarih itibariyle de sigortalılıkları sona erdirilmekteydi.

 

04.10.2000 tarihinden itibaren (bu tarihten sonra) ilk defa Bağ-Kur kapsamında sigortalı olan şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıklarının başlangıcı ve sonlandırılması, yalnızca vergi mükellefiyetinin başlangıcı ve sona ermesine göre yapılmaya başlanmış ve ticaret sicili ile ticaret ve sanayi odasındaki kayıtlar şahıs şirketlerinin sigortalılık başlangıç ve sona erdirilmesinde dikkate alınmamıştır.

 

Ancak, şahıs şirketi ortakları 04.10.2000 tarihinden önce herhangi bir nedenle bir kere bile olsa Bağ-Kur kapsamında zorunlu sigortalı olmuşsa, bu durumda olan şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları sona erdirilirken vergi kaydı, ticaret sicili ile Ticaret ve Sanayi Odası kayıtlarından hangisi daha geç sona eriyorsa ona göre sigortalılıkları sonlandırılmıştır.

 

Örnek: Kolektif şirket ortağı olan Bay A, 20.04.1999 tarihi itibariyle ticaret sicildeki kayıt tarihi esas alınarak Bağ-Kurlu olmuştur. Bay A, 04.10.2000’den önce Bağ-Kur kapsamına girdiği için bu tarihten önceki mevzuata tabi olacaktır. Buna göre Bay A’nın sigortalılığı 1 Ekim 2008’den önceki hangi tarihte sona ererse ersin vergi, ticaret sicil ile ticaret ve sanayi odasındaki kayıtlardan hangisi daha geç silinmişse ona göre sigortalılığı sona erdirilecektir. Ancak, Bay A’nın Bağ-Kur kapsamındaki ilk sigortalılığı ya da bahse konu kolektif şirket ortaklığından dolayı kurulan ilk sigortalılığı, 04.10.2000’den sonra olsaydı hizmet süreleri yalnızca vergi sürelerine göre belirlenecek ve sigortalılık başlangıcı ve sona erdirilmesinde ticaret sicil ve ticaret ve sanayi odasındaki kayıtları dikkate alınmayacaktı.

 

2- Şahıs Firmaları Yönünden

 

Ticaret sicili ile Ticaret ve Sanayi Odalarına bilanço usulüne göre defter tutan şahıs firmaları da üye olmaktadır.

 

Örnek: Bilanço usulüne göre defter tutan Ömer AKDEMİR adlı bir şahıs firmasının ticaret sicili ile ticaret ve sanayi odalarına tek başına şahsı itibariyle kaydı yapılmaktadır.

 

İşte bu durumda olan şahıs firmalarının 1 Ekim 2008’den önceki Bağ-Kur sigortalılıkları da aynen, üstte anlattığımız şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıklarındaki kayıtlar (ticaret sicili ile Ticaret ve Sanayi Odası kayıtları) esas alınarak başlatılıp sona erdirilmektedir.

 

3- Sermaye Şirketi (Anonim Şirket, Limited Şirket) Ortakları Yönünden

 

Sermaye şirketi ortaklarının ticaret sicili ile ticaret ve sanayi odalarına üyelikleri şahıslarına bağlı ve tek başına olmayıp, hükmi şahsiyet olan şirketten dolayı yapılmaktadır. Bundan dolayı, sermaye şirketi ortaklarından herhangi bir kişinin şirket ortaklığından ayrılması durumunda bile devam eden ticaret sicil, ticaret ve sanayi odası ve vergi kayıtları şirkete ait kayıtlar olup, ortaklıktan ayrılan kişinin şirket ortaklığının devam ettiğinin göstergesi değildir.

 

Çalışma hayatında sermaye şirketi ortaklarından en sık karşımıza çıkan anonim şirketler ve limited şirketlerdir. Yazımızın bu bölümünde daha çok bu iki şirket ortaklarının 1 Ekim 2008’e kadar olan süreçteki Bağ-Kur sigortalılıklarına sanayi ve ticaret odasındaki kayıtların nasıl etki ettiğini açıklayacağız.

 

Bilindiği üzere 1 Ekim 2008’e kadar anonim şirketlerin hem kurucu ortakları hem de yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu olarak Bağ-Kurlu sayılmışlardır. Anonim şirketlerin kurucu ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları, ticaret sicile kayıt oldukları tarih itibariyle başlatılmaktaydı. Anonim şirketlerin kurucu ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları başlatılırken, ticaret sicil kaydının yanında şirkete ait vergi kaydı ile Ticaret ve Sanayi Odalarındaki kayıtların da Bağ-Kur’a ibrazı Bağ-Kur yetkilileri tarafından istense de, Bağ-Kur sigortalılığının başlangıcında ticaret sicil kaydının dışında Ticaret ve Sanayi Odalarındaki kayıtlara ve vergi mükellefiyet kayıtlarına göre hizmet verilmemekteydi.

 

Anonim şirketlerin kurucu ortak olmayan yönetim kurulu üyelerinin Bağ-Kur sigortalılıkları, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihi ihtiva eden genel kurul tutanağına veya ticaret sicil kayıtlarına istinaden yönetim kurulu üyeliğine seçildiği tarihten itibaren başlatılmaktaydı. Bağ-Kur sigortalılıklarının sona erdirilmesi ise, yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiğine dair genel kurul tutanağına veya ticaret sicil kayıtlarına istinaden yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiği tarihten itibaren yapılmaktaydı.  

 

Dolaysıyla 1 Ekim 2008’den önceki Bağ-Kur uygulamalarında, ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlar şirket ortağının şahsına bağlı kayıtlar olmayıp şirketin hükmi şahsiyetinden dolayı oluşturulan kayıtlar olduğu için, anonim şirketlerin kurucu ortaklarının ve kurucu ortak olmayan yönetim kurulu üyesi ortaklarının sigortalılık başlangıçları ve sona erdirilmesinde bu kayıtlara göre işlem yapılmamaktaydı.

 

1 Ekim 2008’den önce limited şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları, ticaret sicile kayıt oldukları tarih itibariyle başlatılmaktaydı. Limited şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları başlatılırken, kişinin şirketteki ortaklığını ispatlayıcı ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlar gibi farklı kayıt türlerinin Bağ-Kur’a ibrazı istense de, ticaret sicil kaydının dışında diğer kayıt türlerine göre sigortalılık başlatılmamaktaydı.

 

Limited şirkete sonradan hisse devralarak ortak olan kişinin sigortalılığı ise, noter tarafından tasdik edilmiş devir sözleşmeleri ve devre muvafakat edildiğini gösteren ortaklar kurulu kararı ile pay defterinin noter tasdikli örneğini veya Ticaret Sicil Gazetesi’ni Bağ-Kur’a belgelemesi halinde, devralan ortağın ortaklar kurulu karar tarihi itibariyle Bağ-Kur’a tabi sigortalılığı başlatılmaktaydı. Görüldüğü üzere, hisse devralarak limited şirkete ortak olan kişilerin sigortalılıklarının başlangıcında da, ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlara göre işlem yapılmamaktaydı.

 

Limited şirket ortağı olan bir kişinin şirketten ayrıldığı için sigortalılığının sona erdirilmesi ise, noter tarafından tasdik edilmiş devir sözleşmeleri ve devre muvafakat edildiğini gösteren ortaklar kurulu kararı ile pay defterinin noter tasdikli örneğini veya Ticaret Sicil Gazetesi’ni Bağ-Kur’a belgelemeleri halinde, ortaklar kurulunun almış olduğu karar tarihi esas alınarak, ortaklıktan ayrılan ortağın Bağ-Kur’a tabi sigortalılığı sona erdirilmekteydi.

 

1 Ekim 2008’e kadar olan süreçte limited şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları sona erdirilirken de ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlara itibar edilmemiştir. Ayrıca, gerek anonim şirketlerin gerekse limited şirketlerin tasfiye, iflas ve münfesih duruma düşmeleri halinde de, şirket ortaklarının sigortalılık süreleri, başlangıcı ve sona ermesi ticaret ve sanayi odasındaki kayıtlara göre belirlenmemiştir.

 

Özetle, 1 Ekim 2008’e kadar olan süreçteki Bağ-Kur uygulamalarında, özellikle limited şirket ve anonim şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılık başlangıçları ve sona erdirilmesinde ticaret ve sanayi odasındaki kayıtlara ya da ticaret sicildeki kayıtlara göre hizmet süresi verilip verilmemesi hususunda 2006/8 sayılı Genelge’nin yayım tarihi olan 14.06.2006 tarihine kadar iller (Bağ-Kur İl Müdürlükleri) arasında tam bir uygulama birliği yoktu. Üstte limited ve anonim şirketlerin sigortalıklarında ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtlara göre hizmet verilip verilmediğiyle ilgili açıklamalarımız, anılan Genelge tarihine kadar Bağ-Kur İl Müdürlükleri arasında ağırlıklı ve genel olarak yapılan uygulamayı ve söz konusu Genelge tarihinden sonra Bağ-Kur’da yapılmaya ve netlik kazanmaya başlayan uygulamaları ihtiva etmektedir.

 

B- 1 EKİM 2008’DEN SONRA SGK’DA YAPILAN UYGULAMALAR

 

1- Şahıs Şirketi (Kolektif Şirket, Adi Komandit Şirket, Donatma İştiraki) Ortakları ve Şahıs Firmaları Yönünden

 

5510 sayılı Kanun’un ‘Sigortalılığın Başlangıcı’ başlıklı 7/b maddesine göre ve aynı kanunun 9/b–3 maddesine göre, 1 Ekim 2008’den itibaren şahıs şirketi ortaklarının 4/b kapsamındaki sigortalılıkları vergi mükellefiyet kayıtlarına göre başlatılıp, vergi mükellefiyet kayıtlarına göre sonlandırılmaktadır.  

 

1 Ekim 2008’den sonra şahıs şirketi ortaklarının 4/b sigortalılıklarının başlangıcı ve sona erdirilmesinde, ticaret sicil kayıtları ile ticaret ve sanayi odası kayıtları kesinlikle dikkate alınmamaktadır.

 

2- Sermaye Şirketi (Anonim Şirket, Limited Şirket) Ortakları Yönünden

 

5510 sayılı Kanun’un ‘Sigortalılığın Başlangıcı’ başlıklı 7. maddesine göre, limited şirket ortaklarının 4/b sigortalılıkları ticaret sicil memurluğu kayıtlarına göre başlatılmakta ve yine aynı Kanun’un 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 3 numaralı alt bendine göre, limited şirket ortaklarının 4/b sigortalılıkları hisselerinin tamamını devrettiklerinde hisse devrinin yapılmasına ortaklar kurulunca karar verildiği tarihten itibaren sona erdirilmektedir.

 

5510 sayılı Kanun’un 4/b-3 maddesine göre, 1 Ekim 2008’den sonra anonim şirketlerin sadece yönetim kurulu üyesi olan ortakları zorunlu olarak 4/b sigortalısı sayılmış, kurucu ortakları ise 1 Ekim 2008’den itibaren 4/b sigortalısı olmaktan çıkarılmıştır.

 

5510 sayılı Kanun’un 7 ve 9. maddelerine göre, anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının 4/b sigortalılıkları, yönetim kuruluna seçildikleri tarihten itibaren başlatılmakta ve yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihten itibaren yönetim kurulu karar tarihi itibariyle sona erdirilmektedir.

 

1 Ekim 2008’den sonra uygulamada olan 5510 sayılı Kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere, limited şirket ortakları ile anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının sigortalılık başlangıcı ve sona erdirilmesinde hiçbir biçimde Ticaret ve Sanayi Odasındaki kayıtlar dikkate alınmamaktadır. Ayrıca, 1 Ekim 2008’den sonraki SGK uygulamalarında da, hem anonim şirketlerin hem de limited şirketlerin tasfiye, iflas ve münfesih duruma düşmeleri halinde, şirket ortaklarının sigortalılık süreleri, başlangıcı ve sona ermesi ticaret ve sanayi odasındaki kayıtlara göre belirlenmemektedir.

   

IV- SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

 

Bu makale çalışmamızda sanayi ve ticaret odalarındaki üyelik kayıtları, özellikle şirket ortaklarının Bağ-Kur ve 4/b sigortalılığı açısından değerlendirilip açıklanmaya çalışılmıştır. 1 Ekim 2008’den önce yürürlükte olan 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nda ve buna ilişkin olarak çıkarılan yönetmelik, genelge ve talimat gibi ikincil mevzuatta şirket ortaklarının sigortalılık başlangıçları ve sona erdirilmesinde hangi kayıtların esas alınacağı açıkça belirtilmediği için, bu konuda hemen hemen her Bağ-Kur İl Müdürlüğü farklı bir uygulama yapmıştır.  

 

Bu konuda Bağ-Kur’da 1 Ekim 2008’e kadar yapılan uygulamalara genel olarak bir baktığımızda, şahıs şirketi (kolektif şirket, adi komandit şirket, donatma iştiraki) ortakları ve şahıs firmalarının sigortalılıklarında sanayi ve ticaret odası kayıtlarına göre ne zaman ve hangi koşullarda hizmet verilmesiyle ilgili Bağ-Kur İl Müdürlükleri arasında birbirine yakın bir uygulama birliğinin olduğunu görürüz.  

 

Bağ-Kur İl Müdürlükleri arasında uygulama birliği olarak tanımladığımız işlemlere göre, 04.10.2000 tarihine kadar şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılığında yalnızca vergi mükellefiyetlerine göre hizmet verilmiş, Ticaret ve Sanayi Odası kayıtları ise şahıs şirketi ortaklarının kendi şahıslarına bağlı bir kayıt olmadığı için, buralardaki kayıtlar Bağ-Kur sigortalılığında esas alınmamıştır.

 

Sanayi ve Ticaret Odalarının Bağ-Kur sigortalılığında hangi durumlarda dikkate alınacağıyla ilgili açıklayıcı ve kapsayıcı bir iç mevzuat Bağ-Kur’da 2006/8 sayılı genelge tarihine (14.06.2006) kadar yayınlanmadığı için, bazı il müdürlükleri şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıklarının başlatılması ve sona erdirilmesinde kişinin ticaret sicil kaydı olmasa bile, Ticaret ve Sanayi Odasındaki kayıtlara göre hizmet vermişlerdir.

 

Bağ-Kur’da Sanayi ve Ticaret Odalarındaki kayıtların sigortalılığa esas alınmasında en geniş uygulama birliğinin şahıs firmalarının sigortalılıklarında yapıldığını söyleyebiliriz. Bütün Bağ-Kur İl Müdürlüklerinde, 04.10.2000’e kadar şahıs firmalarından dolayı sanayi ve ticaret odalarına kaydolanların sigortalılıkları, vergi ve Sanayi/Ticaret Odasındaki kayıtlardan hangisi daha önce başlamışsa ona göre başlatılmış ve bunlardan hangisi daha geç sona ermişse ona göre de sigortalılıkları sonlandırılmıştır.

 

04.10.2000 tarihinden sonra Bağ-Kur’da ilk defa sigortalı olan şahıs şirketi ortaklarının ve şahıs firması sahiplerinin sigortalılıklarında ise, hiçbir şekilde ticaret sicil ile Sanayi ve Ticaret Odasındaki kayıtlar dikkate alınmamıştır. Ancak, 04.10.2000 tarihinden önce Bağ-Kur’a giren şahıs şirketi ortaklarının Bağ-Kur sigortalılıkları vergi mükellefiyetleri sona erse bile, Ticaret ve Sanayi Odasındaki kayıtlar devam ettiği müddetçe devam ettirilmiştir.

 

5510 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 1 Ekim 2008’e kadar ticaret sicil ile Ticaret ve Sanayi Odalarındaki kayıtların Bağ-Kur sigortalılığında esas alınmasında en karmaşık durum ve muamma uygulamaların görüldüğü husus ise, limited şirketler ile anonim şirket ortaklarının ticaret sicil ile Ticaret ve Sanayi Odalarındaki kayıtlara göre sigortalılık sürelerinin belirlenmesinde olmuştur.

 

Şöyle ki; anonim ve limited şirket ortaklarının ticaret sicil ile Sanayi ve Ticaret Odasındaki kayıtları şahıslarına bağlı bir kayıt olmayıp şirketin hükmi şahsiyetine istinaden yapılan bir kayıt olduğu için, Bağ-Kur tarafından bu kayıtlara göre ortaklara hiçbir şekilde 04.10.2000’den önce hizmet süresi verilmemesi gerekmekteydi.

 

Ayrıca, 6762 sayılı Kanun, 5174 sayılı Kanun ve ticaret sicili tüzüğüne göre, ticaret siciline kaydolmayan kişilerin Ticaret ve Sanayi Odalarına kaydolmamaları gerekirken, Bağ-Kur yetkilileri 2006/8 sayılı Genelge’ye kadar (Limited ve Anonim Şirket ortaklarının) ticaret sicil kayıtları olmayan ancak Ticaret ve Sanayi Odaları kayıtları olan kişilerin şirketteki ortaklığı sona erse bile Bağ-Kur sigortalılıklarını devam ettirmişlerdir.

 

Yine bazı Bağ-Kur İl Müdürlüklerindeki yetkililer, mevzuata göre ticaret sicilde kaydı silinen kişilerin zorunlu olarak Ticaret ve Sanayi Odasında da kaydının silinmesi gerekirken, ticaret sicil kaydının silinmesinden sonra devam eden Ticaret ve Sanayi Odalarındaki kayıtlara göre limited ve anonim şirket ortaklarının sigortalılıklarını devam ettirmişlerdir.

 

Ayrıca, yine bazı Bağ-Kur İl Müdürlüklerinde limited ve anonim şirket ortaklarının ticaret ve sanayi odalarındaki kayıtları şirketin hükmi şahsiyetinden kaynaklanan bir kayıt türü olduğu halde, ortaklıktan ayrılan şirket ortaklarının ticaret ve sanayi odasındaki kayıtları devam ediyor gerekçesiyle Bağ-Kur sigortalılıkları devam ettirilmiştir.

 

Böyle bir karmaşık ve uygulama birliği olmayan bir konuda Bağ-Kur ancak yıllar sonra yani 14.06.2006 tarihinde 2006/8 no.lu Genelgesi’ni yayınlamış ve bu Genelge’de; 14.06.2006 tarihinden önce yapılan işlemler saklı kalmak kaydıyla, ticaret sicil kaydı olmayan şirket ortaklarının Sanayi ve Ticaret Odasındaki kayıtlarına itibar edilmemesi ve ticaret sicilde kaydını sildiren kişilerin (bütün şirket ortaklarının) Sanayi ve Ticaret Odasındaki kayıtları devam etse bile, Bağ-Kur sigortalılığının devam ettirilmemesi gibi önemli talimatlara yer verilmiştir.

 

Bağ-Kur’un şirket ortaklarının sigortalılığı ve ticaret sicil ile Sanayi ve Ticaret Odalarının Bağ-Kur sigortalığına esas alınması konularında görülen karmaşık uygulamalara, SGK’nın 05.03.2009 tarih ve 2009/37 sayılı Genelgesiyle son verilmiştir.

 

Anılan Genelge’nin 3.2.3.10 no.lu başlığında;

 

‘…

 

5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu’na göre kurulan Ticaret ve Sanayi Odaları veya kanunla kurulu diğer meslek kuruluşları üye kayıtlarına göre sigortalı olanlardan sigortalılıkları devam edenlerin sigortalılıkları 01.10.2008 tarihinden itibaren sona erdirilecektir.

 

…’

 

hükümleri bulunmaktadır.

 

Bu hükümlerden dolayı, 1 Ekim 2008’den önce ister şahıs şirketi ortaklarının, ister şahıs firması sahiplerinin, isterse sermaye şirketi ortaklarının eğer Bağ-Kur’daki sigortalılıkları, sanayi ve ticaret odalarındaki kayıtlara göre ya da diğer meslek kuruluşları (berberler odası, şoförler odası vb.) kaydına göre devam ediyorsa, bu durumda olanların Bağ-Kur sigortalılıkları 1 Ekim 2008 tarihi itibariyle sona erdirilecektir. Ancak, 5362 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince sigortalıkları devam ettirilenlerin; talepleri veya 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerine tabi çalışmaları halinde ise bu bentler kapsamında sigortalılıkları başlayanların sigortalılıkları sona erdirilecektir.

 

Anılan 2009/37 sayılı Genelge, 05.03.2009’da yayınlandığı için 01.10.2008-05.03.2009 tarihleri arasında Ticaret ve Sanayi Odalarındaki üye kayıtlarına göre sigortalılıkları devam ettirilenlerden prim ödeyenlerin sigortalılıkları 05.03.2009 tarihinde, bu odalardan aldıkları sigortalılık belgelerinde üye kayıtları sona erenlerin sigortalılıkları üye kayıtlarının sona erdiği tarihte, prim ödemeyenlerin ise 01.10.2008’de sigortalılıklarının sona erdirileceği SGK’nın 22.04.2009 tarih ve 5485730 no.lu Talimatı’nda belirtilmiştir.

 

Söz konusu Genelge ile getirilen bu hüküm sayesinde yıllardır Bağ-Kur’da bu konuda sağlanamayan uygulama birliği sağlanmış ve 1 Ekim 2008’den sonraki süreçte şirket ortaklarının ve gerçek şahısların 4/b sigortalılıklarında Sanayi ve Ticaret Odası kayıtlarına göre hizmet verilip verilmesi karmaşası ve  uygulaması sona ermiştir.

   

   

Yazar:DerdaAKCAN(*)

 

E-Yaklaşım / Kasım 2009 / Sayı: 203  


   

(*Sosyal Güvenlik Uzmanı

 
 

[1] 09.07.1956 tarih ve 9353 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 
 

[2] 01.06.2004 tarih ve 25479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Makale Okunma Sayısı: 742

E-Bülten Üyeliği

Sizin ve işletmenizin daha başarılı olmasını sağlayacak; makaleler, haberler ve gelişmeler için hemen üye olun!