MAKALELER

Anasayfa > Makaleler

İş Kazasında Çalışma Bakanlığı’na bildirim yükümlülüğü devam ediyor.

19 Ağustos 2019

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİMİNDE DEĞİŞİKLİK OLMADIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ?

   

 

I- GİRİŞ

 

Kuruma yapılan bildirimlere ilişkin düzenlemeler ile işçiler için aynı mahiyette bulunan belgelerin işveren tarafından birden farklı kuruma verilmesi, bürokratik işlemleri arttırmakta ve zaman ve emek kayıplarına neden olmaktadır. Bu bağlamda, bürokratik engellerin kaldırılarak Devletin ve işverenlerin zaman kayıplarının giderilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi amacıyla işçi ve işyeri bildiriminde 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile düzenleme yapılmıştır.

 

İşverenler tarafından işe alınan ve işten çıkarılan çalışanlara ait, ‘işe giriş bildirgeleri’ ile ‘işten çıkış bildirgeleri’, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesindeki Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nca Sendikalar Kanunu, İŞKUR tarafından İşsizlik Sigortası Kanunu gereğince ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nca sosyal güvenlik işlemleri için farklı formatlarda ayrı ayrı alınmaktadır. Çalışanların işe giriş ve işten çıkış bildirimlerinin aynı Bakanlığa bağlı birimlerce ayrı ayrı alınmasının işverenler nezdinde oluşturduğu bürokratik yük dikkate alınarak, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılmış olan söz konusu bildirimlerin oluşturulan elektronik ortamda ilgili diğer birimlere aktarılmasının sağlanması ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bildirimlerin diğer birimlere de yapılmış sayılması öngörülmektedir.

 

Bu çerçevede; 5510 sayılı Kanun’da işten çıkış bildirgelerinin süresinde veya belirlenen usule uygun verilmemesi halinde idari para cezası müeyyidesi getirilmekte, ayrıca mülga 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinde düzenlenen ve 5510 sayılı Kanun’da belirlenen sürede Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilmesi öngörülen sandıkların iştirakçilerinin işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinin de Sendikalar Kanunu ve İşsizlik Sigortası Kanunu uygulamaları bakımından önem taşıması nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmesi düzenlenmektedir.

 

İşverenler tarafından işyeri bildirimleri de işe giriş ve işten çıkış bildirimlerinde olduğu gibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na yine ayrı ayrı yapılmakta olup, işyeri tescili ile ilgili alt yapının hazırlanmasıyla uygulamaya geçilmesi öngörüldüğünden, Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan işyeri bildirimlerinin diğer birimlere de yapılmış sayılması öngörülmektedir.

 

Makalemizde yapılan son yasal düzenleme konusunda bilgi verilmesinin yanında İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirimi ile ilgili bir değişikliğin olup olmadığına dikkat çekilecektir.

   

II- İŞÇİ GİRİŞ-ÇIKIŞLARI İLE İŞYERİ BİLDİRİMİ HAKKINDA 5838 SAYILI YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

 

5838 Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’ nun 4. maddesine göre5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 102. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiş, ikinci fıkrasında yer alan ‘(a) ve (b) bentlerinde’ ibaresi ‘(b) bendinde’ olarak değiştirilmiş ve üçüncü fıkrasında geçen ‘8.,’ ibaresinden sonra gelmek üzere ‘9.,’ ibaresi eklenmiştir. (j) bendi hükmüne göre ise;

 

‘j) 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanun’un geçici 20. maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.’

 

Yapılan bu düzenleme ile; 01.08.2009 tarihinden geçerli olmak üzere sigortalı işten ayrılışların ilgililer tarafından Kanun’da belirtilen süre içinde Kuruma bildirilmemesi (işten ayrılıştan itibaren 10 gün içinde) durumunda 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesine göre idari para cezası uygulanması öngörülmüştür. Ayrıca sigortalı işe giriş bildirgesinin işverence herhangi bir tespit yapılmadan yasal süre geçtikten sonra bildirilmesi durumunda uygulanan ceza indirimi (1/3 oranındaki indirim) de ortadan kalkmıştır.

 

5838 sayılı Kanun’un 5. maddesiyle eklenen ‘Kuruma yapılan bazı bildirimlerin yeterli sayılması’ Ek 1. maddeye göre;

 

‘İşverenler tarafından 8., 9. ve 11. maddelere göre Kuruma yapılan sigortalı ve işyerlerine ilişkin bildirimler; 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlar ile Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun’un 3. maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesi, 25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun’un 48. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili bölge müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yerine geçer.

 

Ticaret sicili memurluklarınca işyeri tesciline ilişkin Kuruma yapılan bildirimlerin dışında, ayrıca Bakanlık ilgili bölge müdürlüğüne bildirimde bulunulmaz.

 

Geçici 20. maddede belirtilen sandıklar, Kuruma devir tarihine kadar iştirakçilerinin sandıkla ilgilerinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimlerini en geç on gün içinde Kuruma yaparlar. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.’

 

Söz konusu Sosyal Güvenlik Kurumu’na Yapılan Sigortalı ve İşyeri Bildirimlerinin Bazı Kurumlara Yapılması Gereken Bildirimler Yerine Geçmesine Dair Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik 21.07.2009 tarih ve 27295 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

 

Yapılan düzenleme ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verilmesi zorunlu olan işçi giriş bildirimleri ve işçi çıkış bildirimleri (EK: 1 ve EK: 2) ile aynı mahiyette Sosyal Güvenlik Kurumu’na 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 8. ve 9. maddeleri gereği verilmesi zorunlu olan sigortalı işe giriş ve ayrılış bildirimlerinin farklı yapılması yerine bu bildirimlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmasının yeterli sayılması amaçlanmıştır. Artık işverenlerimizin EK: 1 ve EK: 2 işçi bildirimlerini düzenleme ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na intikal ettirme yükümlülüğü bulunmamaktadır.

 

Sigortalıların işten ayrılışlarına ilişkin bildirimler Türkiye İş Kurumu ile Çalışma Bakanlığı adına Sosyal Güvenlik Kurumu’nca alınacağından ve ayrıca sandıkların iştirakçi giriş ve çıkışlarının da Sendikalar Kanunu ve İşsizlik Sigortası Kanunu uygulamaları bakımından Sosyal Güvenlik Kurumu üzerinden takip edilmesi öngörüldüğünden bu bildirimlere ilişkin idari para cezası düzenlenmektedir. Bundan böyle işçi çıkışlarının İAB Bildirim formları ile Türkiye İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne bildirilme zorunluluğu da bulunmamaktadır.

 

İşyeri bildiriminin sadece Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılması yeterli olacaktır.Dolayısıyla, bundan böyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 3. maddesi hükümleri uyarınca ilgili bölge müdürlüklerine yapılması gereken işyeri bildirimi yükümlülüğü ortadan kalkmıştır.

 

İşyeri ve işçi bildirimine ilişkin düzenlemeler 01.08.2009 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, bu tarihe kadar mevcut yasal düzenleme devam edecektir. Diğer bir ifadeyle işverenler 01.08.2009 tarihine kadar işe aldığı veya herhangi bir nedenle iş sözleşmesi sona eren işçileri, izleyen ayın 15’ine kadar aylık bildirimle (Ek: 1 ve Ek: 2) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirmeye devam edecektir. Aynı şekilde 4857 sayılı İş Yasası’nın 3. maddesine göre Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili Bölge Müdürlüğü’ne işyeri bildirimi yapılmasına ve işten ayrılan işçilere ilişkin koşulların sağlanması durumunda İAB formunu Türkiye İş Kurumu ilgili il müdürlüğüne bildirilme yükümlülüğü devam edecektir.

 

Yapılan düzenlemeler ile özetle; sigortalı bildirimi ve tesciline ilişkin 8. madde, sigortalılığın sona ermesine ilişkin 9. madde, işyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakline ilişkin 11. madde uyarınca yapılan bildirimler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili Bölge Müdürlükleri’ne ve Türkiye İş Kurumu’na yapılması gereken bildirimlerin yerine geçecektir. Bu bağlamda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na verilen EK: 1 ve EK: 2 ile Türkiye İş Kurumu’na verilen İşten Ayrılma Bildirgesi (İAB Formu) kaldırılmakta olup, Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen sigortalı işe giriş bildirgesi ve sigortalı işten ayrılış bildirgesi yeterli olacaktır. Söz konusu bu düzenleme 01.08.2009 tarihi itibariyle yürürlülüğe girecektir.

 

Ticaret sicil memurluklarınca işyeri tesciline ilişkin Kuruma yapılan bildirimlerin dışında, ayrıca Bakanlık ilgili Bölge Müdürlüğü’ne bildirimde bulunulmayacaktır. Geçici 20. maddede belirtilen Banka sandıkları, SGK’ya devir tarihine kadar iştirakçilerin sandıkla ilgilerinin başlama ve sona ermesine ilişkin bildirimlerin en geç 10 gün içinde kuruma yapılması gerekmektedir.

   

III- İŞ KAZASI – MESLEK HASTALIĞI VE BİLDİRİMİ

 

5510 sayılı Yasa’nın ‘İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması’ başlıklı 13. maddesine göre;

 

‘İş kazası;

 

a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,

 

b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle veya görevi nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş veya çalışma konusu nedeniyle işyeri dışında,

 

c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,

 

d) Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,

 

e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,

 

meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır.

 

İş kazasının 4. maddenin birinci fıkrasının;

 

a) (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,

 

b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde,

 

c) (c) bendi kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına göre yetkili mercilere derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde,

 

iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) ve (c) bentlerinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.

 

Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96. madde hükmüne göre tahsil edilir…’

 

5510 sayılı Yasa’nın ‘Meslek hastalığının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması’ başlıklı 14. maddesine göre; meslek hastalığı, sigortalının çalıştığı veya yaptığı işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal özürlülük halleridir.

 

Meslek hastalığı, işten ayrıldıktan sonra meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu Kanun’la sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eski işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması arasında bu hastalık için Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirtilen süreden daha uzun bir zamanın geçmemiş olması şarttır. Bu durumdaki kişiler, gerekli belgelerle Kuruma müracaat edebilirler. Herhangi bir meslek hastalığının klinik ve laboratuvar bulgularıyla belirlendiği ve meslek hastalığına yol açan etkenin işyerindeki inceleme sonunda tespit edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olsa bile, söz konusu hastalık Kurumun veya ilgilinin başvurusu üzerine Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun onayı ile meslek hastalığı sayılabilir.

 

Meslek hastalığının 4. maddenin birinci fıkrasının;

 

a) (a) bendi ile 5. madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından, sigortalının meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen veya bu durum kendisine bildirilen işveren tarafından,

 

b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi tarafından,

 

bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç işgünü içinde, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da yanlış bildiren işverene veya 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıya, Kurumca bu durum için yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücû edilir.

 

4857 sayılı İş Yasası’nın ‘İşverenlerin ve işçilerin yükümlülükleri’ başlıklı 77. maddesine göre ise; işverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Yapılacak eğitimin usul ve esasları Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

 

İşverenler işyerlerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç iki iş günü içinde yazı ile ilgili bölge müdürlüğüne bildirmek zorundadırlar.

 

5510 sayılı Yasa’nın 13 ve 14. ve 4857 sayılı Yasa’nın 77. maddesi hükümleri bağlamında; meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığının en geç üç işgünü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu ilgili İl Müdürlüğü’ne (Bu süre iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlayacaktır) ve en geç iki iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili Bölge Müdürlüğü’ne bildirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. 5838 sayılı Yasa ile bu konuda herhangi bir düzenleme yapılmamış olup, her iki kuruma da gerekli bildirimler yapılacaktır. Bildirim zorunluluğuna uyulmaması durumunda; 01.01.2009 tarihi itibariyle işverenler hakkında 4857 sayılı İş Yasası’nın 105. maddesine göre 1.120 TL idari para cezası yaptırımı uygulanmakta ve 5510 sayılı Yasa’nın 13 ve 14. maddelerinde belirtildiği üzere Kurumca işçiye yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilmektedir.

 

Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen olayın iş kazası bildiriminde bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96. madde hükmüne göre tahsil edilmektedir.

   

IV- SONUÇ

 

Kuruma yapılan bildirimlere ilişkin düzenlemeler ile işçiler için aynı mahiyette bulunan belgelerin işveren tarafından birden farklı kuruma verilmesi, bürokratik işlemleri arttırmakta ve zaman ve emek kayıplarına neden olmaktadır. Bu bağlamda, bürokratik engellerin kaldırılarak Devletin ve işverenlerin zaman kayıplarının giderilmesi ve maliyetlerin düşürülmesi amacıyla işçi ve işyeri bildiriminde 5838 sayılı Kanunile düzenleme yapılmıştır.

 

5838 sayılı Yasa’da iş kazası ve meslek hastalığının bildirilmesi ile ilgili bir değişiklik yapılmamış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu’na ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na ayrı ayrı yapılan bildirimler aynı şekilde devam edecektir. Bu bağlamda,meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığının en geç üç işgünü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu ilgili İl Müdürlüğü’ne (Bu süre iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlayacaktır) ve en geç iki iş günü içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili Bölge Müdürlüğü’ne bildirilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

 

Bildirim yükümlülüğüne uyulmaması durumunda işverenler hakkında, 01.01.2009 tarihi itibariyle 4857 sayılı İş Yasası’nın 105. maddesine göre 1.120 TL idari para cezası yaptırımı uygulanmakta ve 5510 sayılı Yasa’nın 13 ve 14. maddelerinde belirtildiği üzere Kurumca işçiye yapılmış bulunan masraflar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödenekleri rücu edilmektedir.

 

Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen olayın iş kazası bildiriminde bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96. madde hükmüne göre tahsil edilmektedir.

 

İşveren ve yetkililerinin idari yaptırımlarla kar karşıya kalmamaları için iş kazası ve meslek hastalıklarını yasal süre içinde ilgili kurumlara bildirmeleri yerinde olacaktır.

   

Yazar:ErolGÜNER(*)

 

E-Yaklaşım / Kasım 2009 / Sayı: 203

 

 

(*)   İş Müfettişi, İş Teftiş Ankara Grup Başkan Yrd.

Makale Okunma Sayısı: 703

İlginizi Çekebilecek Makaleler

TÜM MAKALELER

E-Bülten Üyeliği

Sizin ve işletmenizin daha başarılı olmasını sağlayacak; makaleler, haberler ve gelişmeler için hemen üye olun!