MAKALELER

Anasayfa > Makaleler

İş Sözleşmesinin Sona Ermesinden Sonra İşçiye Ödenen Yıllık İzin Ücreti Prime Esas Kazanca Dahil Edilecek mi?

19 Ağustos 2019

I- GİRİŞ

Temel bir çalışan hakkı olarak anılan ve Anayasa’nın 50. maddesi olan Ekonomik ve Sosyal Temel Haklar başlığı altında düzenlenen yıllık ücretli izin hakkı, iş görebilir fakat bir süre çalışıp yorulduğu varsayılan işçinin parası da peşin ödenerek dinlenmesi maksadıyla işverence iş görme borcundan kurtarıldığı bir izin olarak tanımlanabilir[1]. İş Kanunu’na tabi işçilerin çoğunluğu için işverenin işçiyi gözetme borcu sebebi ile Anayasa’nın “sosyal devlet” ilkesi uyarınca, işçinin bir tam yıl çalışmasına karşılık yıllık ücretli izin hakkı öngörülmüştür[2]. Yıllık ücretli izin hakkı 4857 sayılı Kanun[3]’un 53. maddesinde düzenlenmiş olup maddede; işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilmez hükümlerine yer verilmiştir. Yine maddenin devamında işçilere verilecek yıllık izin sürelerinin hizmet sürelerine bağlı olduğu ve hizmet süresi bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olan işçilere 14 günden, 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara 20 günden, 15 yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmi altı günden az yıllık izin verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.  

Makalemizde, işçilerin hak edip de herhangi bir sebeple kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin iş sözleşmesinin feshedilmesinden sonra işverence işçiye ödenmesi durumunda ödenen bu ücretin prime esas kazanca dahil edilip edilemeyeceği hususunun açıklanması amaçlanmıştır.

II- YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKININ İZİN ÜCRETİNE DÖNÜŞMESİ

Yıllık ücretli izin hakkı sadece işyerinden uzaklaşarak dinlenmekle sınırlı değildir; kullanılacak yıllık ücretli iznin ücreti de bu hakkın kapsamındadır[4].  Nitekim İş Kanunu madde 57’de işveren tarafından, yıllık izin ücretini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorunda olduğu belirtilmiştir. Yıllık ücretli izne hak kazanabilmek için işyerinde belirli bir süre çalışmış olmak şartı aranmaktadır. İşçiler her çalışma yılına ait iznini gelecek yıl içinde kullanırlar. Her yıl izne hak kazanmak için, son izne çıkış tarihinden değil, izne hak kazanıldığı günden itibaren bir yılın dolması gerekmektedir. Aynı zamanda yıllık ücretli izne hak kazanmak için doldurulması gereken çalışma süresinin, aynı işverene ait değişik işyerlerinde sürekli veya aralıklı çalışmayla tamamlanması mümkündür[5].   

Önemle belirtmek gerekir ki, yıllık ücret izin hakkının işçi tarafından istenmemesi veya işverence kullandırılmaması bunun alacağa dönüşmesine neden olmayacağı gibi, dinlenme hakkından vazgeçilerek ücretin istenmesi olanağı da bulunmamaktadır. Sadece yıllık ücretli izin hakkını kullanan işçiye izin dönemine ilişkin ücreti izne başlamadan önce peşin olarak ödenmesi veya avans olarak verilmesi öngörülmüştür[6]. Bunla birlikte yıllık ücretli izin hakkı, bazı durumlarda izin alacağına dönüşebilmektedir. Hizmet akdinin işçi veya işveren tarafından feshi veya işçinin ölümü durumlarında yıllık ücretli izin hakkı izin ücretine dönüşmektedir. Nitekim İş Kanunu’nun madde 59’da “iş sözleşmesinin herhangi bir sebeple sona ermesi durumunda işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Bu ücrete ilişkin zamanaşımı iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten başlar” hükmüne yer verilmiştir[7].

Buradan hareketle, iş sözleşmesi herhangi bir sebeple (işçi veya işveren tarafından fesih, ölüm vs.) sona eren işçinin hak kazandığı lakin kullanamadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden işçinin kendisine ya da hak sahiplerine ödenmesi gerekmektedir. Bu yüzden, sigortalıların hak kazanıp da kullanmadıkları yıllık izin sürelerine ait ücretlerin hizmet akdinin feshinden sonra ödenmiş olması durumunda, 4857 sayılı Kanun’un 59. maddesine göre hizmet akdinin feshedildiği tarihte hak kazanıldığına hükmedilerek, bu nitelikte olan yıllık izin sürelerine ait ücretler hizmet akdinin feshedildiği ayın prime esas kazancına dahil edilmesi gerekmektedir. Hizmet akdinin feshedildiği ayda işçinin çalışma gün sayısına tekabül edecek günlük prime esas kazanç, yıllık izin ücretinin eklenmesi durumunda prime esas kazanç üst sınırını (6,5 kat) aşması durumunda ise takip eden iki aydaki prime esas kazanca dahil etme mümkün olamayacağından ödenen ücret prime esas kazanca dahil edilmeyecektir.

III- SONUÇ

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işçilere deneme süresi de dahil olmak üzere işyerinde işe başladıkları günden itibaren en az bir yıl çalışmaları olması durumunda yıllık ücretli izin verilmesi zorunludur. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Yıllık ücretli izin hakkı bazı hallerde yıllık izin ücreti alacağına dönüşür. Herhangi bir sebeple iş sözleşmesi sona eren ve yıllık ücretli izne hak hakanmış fakat kazanmış olduğu yıllık ücretli kullanamayan işçiye veya hak sahiplerine yıllık izin ücretinin ödenmesi zorunludur. İşçiye ödenecek olan yıllık izin ücretinin hizmet akdinin feshedildiği ayın prime esas kazancına prime esas kazanç üst sınırları göz önünde bulundurularak dahil edilmesi gerekmektedir. Yapılan ödemelerle birlikte prime esas kazanç üst sınırının aşılması durumunda ise yapılan yıllık izin ücreti prime esas kazanca dahil edilmeyecektir. 

Yazar: Mehmet KARAKOÇ*

E-Yaklaşım / Nisan 2014 / Sayı: 256


*   Sosyal Güvenlik Denetmeni

[1] Ercan AKYİĞİT, “Yeni Borçlar Kanunu’nda Yıllık Ücretli İzin”, Sicil, Sayı: 21, Mart 2011, s. 25

[2] Cevdet İlhan GÜNAY, “Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve Ücretli İzin Alacağı”, Sicil, Sayı: 20, Aralık 2010, s. 28

[3] 10.06.2003 tarih ve 25134 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[4] Ahmet SEVİMLİ, Yıllık Ücretli İznin Kullandırılmamasının Hukuki Sonuçları Hakkında Kısa Bir Not, Sicil, Sayı: 18 (Haziran 2010), s. 41

[5] Müjdat ŞAKAR, Gerekli ve İçtihatlı İş Kanunu Yorumu, Yaklaşım Yayıncılık, Yenilenmiş 4. Baskı,  Ankara, 2009, s. 543

[6] Ahmet SEVİMLİ, age, s. 46

[7] Ayrıntılı bilgi için Bkz. Nuri ÇELİK, İş Hukuku Dersleri, Beta Yayınları, 22. Baskı, İstanbul, 2009, s. 364 vd.

Yazarlar : ‘MEHMET KARAKOÇ’

Makale Okunma Sayısı: 546

İlginizi Çekebilecek Makaleler

TÜM MAKALELER

E-Bülten Üyeliği

Sizin ve işletmenizin daha başarılı olmasını sağlayacak; makaleler, haberler ve gelişmeler için hemen üye olun!