MAKALELER

Anasayfa > Makaleler

İstirahatli sigortalıların çalışmadıklarına dair bildirim.

19 Ağustos 2019

I- GİRİŞ

 

5510 sayılı Kanun’un yasalaşma süreci gibi uygulama süreci de sancılı geçiyor. Bu durum hem eski alışkanlıkları devam ettirme gayretinden hem de işlemlerin gittikçe daha çok elektronik ortamda yürütülmesinden kaynaklanıyor.

 

Aşağıda tartışılacağı üzere, (Yeni) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği[1] ile İstirahatli Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ[2] yayımlanmış, ardından koparılan fırtına 2010/66 sayılı SGK Genelgesi ile dindirilmiş ve nihayet bu Genelgenin de uygulanmasına ilişkin 27.05.2010 tarihli SGK Duyurusuyla belli bir rahatlama sağlanmışa benziyor…

 

Yazımızda bu konuyu açıklamaya çalışacağız…

   

II- İSTİRAHATLİYKEN ÇALIŞMAMA ŞARTININ ARANMASININ SEBEBİ?

 

İsirahatliyken çalışılmaması şartı 5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılar açısından önemlidir. Bahis konusu sigortalıların kısa vadeli sigorta kolları kapsamında ‘geçici işgöremezlik ödeneği’ alabilme şartlarından birisi de raporlu oldukları sürelerde çalışmamış olmalarıdır.

 

Belirtelim ki, aranan şart raporluyken ‘çalışmamaktır’. Bu durumun, raporlu olduğu halde ücretin ödenmesi sebebiyle ‘sigortalı bildirilmesi’ ile de karıştırılmaması gerekmektedir. Bu hususa aşağıda ayrıca değinilecektir.

 

Gerçekten de,  iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle geçici iş göremezliğe uğrayan sigortalının tedavide kaldığı/istirahatli bırakıldığı süre içinde, ödenek verilebilmesi için iş yerinde veya işinde fiilen çalışmaması gerekmektedir. Aksi halde, iş göremezlik hali düşünülemeyeceğinden geçici iş göremezlik ödeneğinin verilmemesi, verilmiş olanların ise sigortalıdan geri alınması gerekmektedir.    

 

Yine, analık sigortası uygulamasında 4/a kapsamındaki sigortalı kadınlara, doğum öncesi ve sonrası 8’er haftalık  süreler için, çoğul gebelik (ikiz, üçüz vb.) halinde ise,  doğum öncesi 10, doğum sonrası 8 haftalık süreler için analık geçici iş göremezlik ödeneği verilebilmesi için, bekleme süresi vb. gibi diğer koşulların yanı sıra sigortalının bu sürelerde ‘işyerinde çalışmaması’ gerekmektedir.

 

Hastalık sigortası uygulamasında da aynı şart aranmaktadır: 4/a kapsamındaki sigortalıya raporlu olduğu sürenin üçüncü gününden başlayarak ödenek verilebilmesi için istirahatli bırakıldığı sürelerde ‘çalışmaması’ şartı da aranmaktadır.

 

Söz konusu sigorta vakalarında sigortalının ‘işyerinde çalışmadığı sürelerin tespiti’ için işverenlerden ‘işyerinde çalışmadığına dair belgenin’ düzenlenmesi istenmekteyken, artık bu bildirim internet ortamından yapılacaktır.

   

III- İSTİRAHAT RAPORU DÜZENLENME ESASLARI

 

Sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası kapsamında istirahat raporlarının düzenlenmesine ilişkin temel ilke ve esaslar, 01.10.2008-31.03.2010 döneminde 2008 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği’nin 21. maddesinde düzenlenmişken, 01.04.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2010 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği’nin 8. maddesinde sağlık raporlarıyla ilgili temel ilkelere yer verilmiş, istirahat raporlarının uygulama esasları ise 2010/66 sayılı Genelge’de düzenlenmiştir. Buna göre;

 

1)   İstirahat raporlarının Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi şarttır. Kurumla sözleşmesi olmayan sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat süresi 10 günü geçmeyen raporlar, Kurumla sözleşmeli resmi sağlık hizmeti sunucusu hekimi tarafından; 10 günü aşan raporlar ise Kurumla sözleşmeli resmi sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onandığı takdirde geçerli olacaktır.

 

2) Ayaktan tedavilerde 4/1 (a) kapsamındaki sigortalılara tek hekim tarafından bir defada en çok 10 gün istirahat verilebilecektir. İstirahat sonrasında kontrol muayenesi raporda belirtilmiş ise toplam süre 20 günü geçmemek kaydı ile istirahat süresi uzatılabilecektir. 20 günü aşan istirahat raporları ise sağlık kurulunca verilecektir. Sağlık kurulunun ilk vereceği istirahat süresi sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlamak üzere altı ayı geçemeyecektir. Tedaviye devam edilmesi hâlinde malullük hâlinin önlenebileceği veya önemli oranda azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile tespit edilirse bu süre uzatılacaktır.

 

3) 4/1 (a) kapsamındaki sigortalılara bir takvim yılı içinde tek hekim tarafından ayaktan tedavilerde verilecek istirahat sürelerinin toplamı kırk günü geçemez. Bu süreyi geçen istirahat raporlarının sağlık kurulunca verilmesi gerekmektedir.

 

4) Sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi bakımından, sözleşmeli sağlık kurum ve kuruluşları hekimlerince yapılan muayeneleri sonucu istirahatlı bırakılmalarına gerek görülmeyen veya ayakta 20 günü aşmayan müddetle tedavileri sağlanıp da iş görebilecek duruma gelen hizmet akdiyle çalışan sigortalılar için ilgili hekimlerce, Genelge eki ‘Hizmet Akdi ile Çalışanlar İçin Çalışabilir Kağıdı’ düzenlenecektir.

 

5) Söz konusu istirahatın 10 güne kadar olan kısmı ile ikinci 10 güne kadar olan kısmı Genelge eki ‘İş Göremezlik Belgesi’ açıklama bölümünde belirtilen esaslara göre düzenlenecek ve onaylanacaktır.

 

6)İstirahat raporlarında sigortalının çalışıp çalışamayacağı veya kontrol muayenesinin yapılıp yapılmayacağı hususu belirtilecektir. İstirahat raporunun bir nüshası sigortalılara verilmek, bir nüshası Kurum’a gönderilmek üzere en az iki nüsha olarak düzenlenecektir.

 

7) Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, geçici iş göremezlik belgeleri ile geçici iş göremezliğe ilişkin sağlık kurulu raporlarının birer nüshası düzenlendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde sigortalının işyerinin kurulu bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüklerine/sosyal güvenlik merkezlerine; sözleşmeli ülke sigortalısının belgeleri ise sağlık yardımı belgesini düzenleyen birimlere gönderilecektir.

 

8)Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (e) ve (g) bentleri kapsamında olup muayene ve tedavi için sağlık tesislerine başvuran sigortalılara, hekimlerce bir gün istirahat verilmesi halinde de iş göremezlik belgesinin düzenlenmesi gerekmektedir.

 

9) Kanun’un 4. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5. maddesinin (b) ve (g) bentleri kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi olanların muayene ve tedavileri ilgili hekim veya sağlık kurulları tarafından yapılmış ve istirahatı da bu sağlık tesisince öngörülmüş ise çalışabilirlik belgesinin bu sağlık tesisince düzenlenmesi gerekmektedir.

 

10)Ülkemizin taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri çerçevesinde akit ülke sigorta kurumu mevzuatına göre düzenlenen ve sözleşmenin uygulanmasına ilişkin formülerlerle Kurum’a bildirilen istirahat raporları aynen kabul edilecektir.

 

11) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedavileri sonucu verilen istirahat raporlarının ülkemiz dış temsilciliklerince onanması hâlinde Kurum’ca ayrıca tasdik şartı aranmayacaktır.

 

12) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke sosyal güvenlik kurumları sigortalılarının muayene ve tedavileri sonucu düzenlenecek istirahat raporlarında da bu Genelgede belirlenen usul ve esaslar uygulanacaktır. Bu raporların, akit ülke sosyal güvenlik kurumlarına intikal ettirilebilmesi için Kurum’a verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.

 

13) 4/1 (b) kapsamında sigortalı sayılanlara iş kazası veya meslek hastalığına bağlı yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası tedavinin gereği olarak ya da analık halinde istirahat raporu aldıkları sürede geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğinden, bu durumun ayrıca düzenlenecek raporda belirtilmesi gerekmektedir.

 

14) İstirahat raporu, sağlık kurullarınca verilmişse çalışılabilir kararı sağlık kurullarınca verilecektir.

   

IV- İŞ GÖREMEZLİK BELGESİ VE ÇALIŞABİLİR BELGESİ

 

5510 sayılı Kanun’un 18.maddesine göre iş göremezlik ödeneklerinin ödenmesi sırasında işverenlerce vizite kağıdı ile Kurum’ca yetkilendirilen hekim veya sağlık tesislerince 29.09.2008 tarih ve 27012 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği ekinde yer alan İş Göremezlik Belgesi ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar İçin Çalışabilir Kağıdı’nın düzenlenmesi gerekmekteydi.

 

2008 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’ni yürürlükten kaldıran 25.03.2010 tarih ve 27352 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’nde (2010 Yılı SUT), istirahat raporlarının düzenlenmesine ilişkin bölüm ve bu konu ile ilgili ekler bu Tebliğ’den çıkarılmıştır.

 

Ancak, SGK 2010/66 sayılı Genelgesi ekinde yer alan ‘İş Göremezlik Belgesi’ ile ‘Hizmet Akdiyle Çalışanlar İçin Çalışabilir Kağıdı’nın kullanımına devam edilecektir. Söz konusu belgeler SGK internet portalında (http://www.sgk.gov.tr) Form ve Dilekçeler bölümünde de yayınlanmış olup, bahse konu belgeler buradan da temin edilebilecektir.

 

Ayrıca, Kurum’ca sağlık hizmet sunucularına sevk işleminde vizite kağıdı uygulamasına son verildiğinden[3], sigortalıların bağlı oldukları sosyal güvenlik il müdürlüklerinin/sosyal güvenlik merkezlerinin tespiti için sağlık hizmeti sunucuları hekimlerince iş göremezlik belgesinin düzenlenmesi sırasında, Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki sigortalıların bağlı bulundukları müdürlüğün/merkezin sorularak iş göremezlik belgesinin I. Bölümünün 1 numaralı hanesine mutlaka bu müdürlüğün/merkezin ismini yazmaları, Kanun’un 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıdan yeterli bilgileri temin edilemeyenlerin sağlık tesislerince SGK www.sgk.gov.tr internet adresinde ‘Çalışan/Hizmet Hesabı’ekranına T.C. Kimlik Numarası girilerek il/şube bölümünden ilgili Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün ait olduğu üniteye gönderilmesi gerekmektedir.

 

Kurum’ca yetkilendirilen ünitelerin bölgesi dahilindeki işyeri hekimleri ile tüm sağlık tesislerinin iş göremezlik belgesindeki müdürlük adı bölümünün doldurulması, yukarıda belirtilen belgelerin kullanımı ve formların arka yüzlerindeki açıklamalar doğrultusunda düzenlenmesi konusunda bilgilendirilmeleri ve işyerleri itibari ile ünite görev alanlarının söz konusu sağlık tesislerine bildirilmesi SGK ünitelerince sağlanacaktır.

   

IV- ÇALIŞAMADIĞINA DAİR BİLDİRİM GİRİŞİ

 

5510 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan sigortalılara iş göremezlik ödeneklerinin ödenebilmesi için işverenlerince istirahat süresince işyerinde çalışılmadığına dair bildirimin yapılması gerekmektedir.

 

Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikler de dikkate alınarak, www.sgk.gov.tr adresinde işveren menüsü altında yer alan ‘Vizite Kağıdı ve Çalışmazlık Belgesi’nde değişiklik yapılarak, programın adı ‘Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi’ olarak değiştirilmiş ve yapılan düzenleme ile bu bölümde yer alan vizite kağıdı uygulamaya kapatılmış, sigortalının ücret dışındaki kazanç bilgilerinin yer aldığı bölüme ‘Çalışılmadığına Dair Bildirim’ içerisinde yer verilmiştir.

 

Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenebilmesi için aranan koşullardan biri olan çalışılmadığına dair bildirim zorunluluğu (Yeni) Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 40. maddesi dokuzuncu fıkrasında düzenlenmişken, çalışmadığına dair bildirimin nasıl yapılacağı ise, 12.05.2010 tarihi itibariyle yürürlüğe giren İstirahatli Olan Sigortalıların İşyerinde Çalışmadıklarına Dair Bildirimin İşverenlerce Sosyal Güvenlik Kurumuna Gönderilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde düzenlenmiştir.

 

Buna göre; bildirimin www.sgk.gov.tr internet adresinde işveren menüsü ‘Çalışılmadığına Dair Bildirim Girişi’‘Kullanıcı Şifre Ekranı’‘Çalışılmadığına Dair Bildirim İşlemleri’‘Giriş’ bölümünde yer alan bilgiler kaydedilmek suretiyle sigortalılarca hak edilen istirahat süresini takip eden 5 iş günü içinde elektronik ortamda Kurum’a gönderilmesi zorunludur.

 

Hak edilen istirahat süresi, ‘on günden kısa süreli istirahatlarda istirahatın bittiği günü, on gün ve daha uzun süreli istirahatlarda onar günlük sürelerin bittiği ve son on günlük süreden arta kalan istirahat süresinin bittiği günü’ olarak tanımlanmakta olup, işverenlerce sigortalıların istirahat raporlarını işverenlerine ibraz etmelerini takip eden 5 iş günü içerisinde yukarıdaki şekilde bildirimin işverenlerince yapılması gerekmektedir.

 

Sigortalıların istirahat raporlarını işverenlerine ibraz ettikleri halde çalışılmadığına dair bildirimin yapılmadığı yönündeki başvurularında istirahat rapor tarihleri ve bildirimin süresinde intikal edip etmediğine bakılarak tebliğ yazıları gönderilecek, yazının tebellüğ tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde bildirimlerin yapılması istenecektir.

 

Diğer taraftan, iş göremezlik ödeneklerinin sigortalılara ödenmesinde sigortalıların Kurum’a gelmeden doğrudan PTT şubelerinden ödeneklerini alabilmeleri için sağlık hizmet sunucularının istirahat raporlarını süresinde ilgili SGK ünitelerine göndermeleri konusundaki uyarılar tekrarlanacak ve takibi de Kurum ünitelerince sağlanacaktır.

   

V- BİLDİRİM SÜRESİNE SİGORTALININ TALEBİNİN ETKİSİ

 

Sigortalılara rahatsızlıkları sebebiyle sağlık tesislerince 10 günün üstünde istirahat verilmesi halinde hak ettikleri geçici iş göremezlik ödeneklerini 10’ar günlük dilimler halinde almak istedikleri konusunda işverenlerine talepte bulunmadıkları takdirde, işverenler tarafından çalışılmadığına dair bildirim girişlerinin rapor bitiş tarihi itibariyle 5 iş günü içinde elektronik ortamda yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde yukarıda sözü edilen Tebliğ’in 6.maddesine göre idari para cezası uygulanacaktır.

 

İşverenler, ancak sigortalıların 10’ar günlük dilimler halinde işgöremezlik ödeneklerini alma yönünde talepleri olur ise her on günde bir beş işgünü sürede bildirimde bulunacaklar, böyle bir talep yok ise rapor bitim tarihinden sonraki beş işgünü içerisinde bildirim yapacaklardır.

   

VI- TEBLİĞDEN ÖNCEKİ DÖNEMDE (12 MAYIS 2010 ÖNCESİ) ÖDENEK İÇİN BAŞVURUDA BULUNANLARIN İŞLEMLERİ AÇISINDAN

 

Tebliğ’in yayım tarihinden önce iş göremezlik ödeneği için başvuruda bulunmuş olan Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara ait çalışmazlık belgesini göndermemiş olan işverenler için ise, Kurum ünitelerince çalışılmadığına dair bildirim yapılmadığı için iş göremezlik ödeneklerini alamamış olanların belirlenerek, işverenlerinden yazının tebliğ tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde bildirimlerin yapılması istenecektir. Bu sürede bildirimlerin yapılmaması halinde ise idari para cezası uygulanacaktır.

   

VII- İLK DEFA VEYA TEKRAR İŞE BAŞLAYAN SİGORTALILARDAN DOKSAN SİGORTA GÜNÜ OLUP DA İSTİRAHAT RAPORU ALANLARIN DURUMU

 

Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi çalışan sigortalıların hizmet bildirimleri e-bildirge sisteminden takip eden ayın 23’üne kadar Kurum’a gönderilebilmesi nedeniyle, bu kapsamda ilk defa işe giren sigortalılardan iş kazası ve meslek hastalığı sigortalarından istirahat raporu alanlar ile tekrar işe başlayan sigortalılardan işe başladıkları tarihten geriye doğru bir yıl içinde 90 gün sigortalılıkları olanların, iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık ve analık sigortalarından istirahatlı oldukları sürelerde işyerlerinde çalışmadıklarına dair bildirimin, işverenler tarafından e-bildirge sisteminde mevcut olanSigortalı Hesap Fişi[4]ile cari ayın hizmetlerini Kurum’a gönderildikten sonra, elektronik ortamda Kurum’a gönderilmesi gerekmektedir. Bu süre içinde bildirimde bulunmayan işverenlere Tebliğde belirtilen idari para cezası uygulanacaktır.

   

VIII- İDARİ PARA CEZASI UYGULANMASINDA USÜL

 

Bildirimin gönderilmemesi veya süresi dışında gönderilmesi halinde 5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine göre idari para cezası uygulanacaktır. Ancak SGK, hemen İPC uygulamayacak aşağıdaki şekilde bir sorgulamadan sonra ceza uygulayacaktır:

 

Sosyal Güvenlik İl Müdürlüklerince, ay içerisinde istirahat raporlarının üniteye intikal etmesine rağmen sigortalının istirahatli olduğu dönemde işyerinde ‘Çalışılmadığına Dair Bildirim’lerin üniteye elektronik ortamda gönderilip gönderilmediğinin takibi de yapılacak, istirahat raporlarının sigortalılarca işverenlerine ibraz edilmemiş olabileceği de dikkate alınarak, istirahat raporları üniteye intikal ettiği halde bildirim yapılmamış olan işyerlerine işverenlerin bildirim süreleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle tebliğ yazıları gönderilerek yazının tebellüğ tarihinden itibaren 5 iş günü içerisinde bildirimlerin yapılması istenecektir. Bu süre içerisinde bildirim yapılmaması halinde ise yukarıda belirtilen idari para cezası uygulanacaktır.

 

Yani, bildirim belirtilen sürede hiç yapılmaz ise 5 asgari ücret, süresi geçirildikten sonra yapılır ise 2 asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

 

Öte yandan, işyerlerinde Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılacak denetim ve kontrollerde söz konusu bildirimin geç yapıldığının tespiti halinde ise idari para cezaları yukarıda belirtilen tebligat yapılmadan uygulanacaktır.

 

Çalışılmadığına dair bildirimin internetten ve süresinde yapılmamasının yaptırımı, 5510 sayılı Kanun’un 102.maddesinin birinci fıkrasının (i) bendine dayalı olarak idari para cezası olarak öngörülmüşken, bunun  ‘kanuni dayanaktan yoksun olduğuna’, işaret edilen Kanun’un 100. maddesinin sadece ‘kayıtdışı istihdamla ilgili bildirim zorunluluklarını’ kapsadığından bahsedilmiştir.

 

Belirtelim ki, 5510 sayılı Kanun’un 100.maddesi kapsamı; hem ‘Bilgi ve belge isteme hakkı, bilgi ve belgelerin Kurum’a verilme usûlü‘ madde başlığı itibariyle hem de içerikteki ‘ … diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan… Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili ile bu Kanun kapsamında verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli ve/veya belli aralıklarla vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya, …mecburdurlar…’ ifadesiyle sadece kayıtdışı istihdama ilişkin belgelerin verilmesi zorunluluğunu düzenlememektedir.

 

Sözkonusu kanun maddesi kapsamının, ‘çalışılmadığına dair bildirimin internetten yapılmasına ilişkin zorunluluğu’ da içerecek şekilde daha geniş olduğu görülmektedir. Bu sebeple uygulanması öngörülen idari para cezası kanuni dayanaktan yoksun değildir. Ancak, ‘kanun kapsamında verilen diğer görevler’ için idareye, istediği gibi bilgi ve belge istenmesi, verilmemesi halinde de ceza salınmasına olanak tanınmış olması, ceza hukukunun ‘kanunsuz suç ve ceza olmaz’ ilkesinin zorlandığını göstermektedir.

   

IX- ÜÇ (3) GÜNDEN AZ SÜRELİ İSTİRAHATLERDE BİLDİRİM ZORUNLU MU?

 

5510 sayılı Kanun’un 18. maddesi gereği, geçici iş göremezlik ödeneği; iş kazası ve meslek hastalığı hallerinde her gün için, hastalık hallerinde ise üçüncü günden başlamak üzere verilmektedir.

 

Bu nedenle, istirahat raporu iş kazası veya meslek hastalığına bağlı nedenlerle düzenlenmiş ise istirahat gün sayısı üzerinde durulmaksızın, hastalık sebebiyle düzenlenmiş ise 3 gün ve daha uzun süreli istirahatli bırakılan sigortalıların, istirahat süresince işyerinde çalışmadıklarına dair bildirimin elektronik ortamda ve öngörülen süre içinde yapılması gerekmektedir.

 

Buna göre, hastalık sebebiyle 3 günden az süreli düzenlenen istirahat raporlarına istinaden çalışılmadığına dair bildirimlerin yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

   

X-RAPORLU İŞÇİYE İŞVEREN ÜCRETİNİ TAM ÖDERSE BİLDİRİM YAPILACAK MI?

 

Bazı işverenler raporlu işçisine, SGK’dan ödenek alıp almadığına bakmaksızın ücretini yine de tam ödeyebilir. Günlük ücretle çalışan işçisine, herhangi bir zorunluluğu olmamasına rağmen, işveren atıfet kabulünden raporluyken dahi ücret öderse ya da maktu aylıklı işçisine zorunlu olarak raporluyken dahi ücretini öderse yine de bildirim yapmak zorunda mıdır?

 

Bu durumda da işverenin bildirim yükümlülüğü devam etmektedir. Zira, istirahatli olduğu halde ücretini ödemek ve ücret ödediği için de o ay 30 gün üzerinden sigortalı bildirimi yapmak başka bir şey, raporlu işçisinin bu sürede işyerinde ‘çalışmadığını’ beyan etmek başka bir şeydir.

   

XI- BAĞIMSIZ ÇALIŞAN SİGORTALILARIN İSTİRAHAT HALLERİNDE NASIL İŞLEM YAPILACAK ?

 

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Kanun ile 1 Ekim 2008’den sonra Kanun’un 4. maddesi birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara da bazı kısa vadeli sigorta kolları yönünden geçici işgöremezlik ödeneği verilmektedir. Gerçekten de, 4/b kapsamında sigortalı sayılanlara iş kazası veya meslek hastalığına bağlı yatarak tedavi süresince veya yatarak tedavi sonrası tedavinin gereği olarak ya da analık halinde istirahat raporu aldıkları sürede geçici iş göremezlik ödeneği ödenmektedir.

 

Belirtelim ki, 4/b statüsündeki bütün sigortalılara ödenek verilmemektedir: Ayrımsız bütün 4/b’lilere iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kapsamında ödenek verilmekte, yine ayrımsız hiçbir 4/b’liye hastalık sigortası kapsamında ödenek verilmemekte ve nihayet şirket ortağı 4/b’liler hariç diğerlerine de analık sigortası kapsamında ödenek verilmektedir.

 

(Yeni)Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 40. maddesi onikinci fıkrasına göre, geçici işgöremezlik ödeneği verilebilmesi için, Kanunun 4.maddesinin birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki sigortalılar sadece, istirahat raporlarıyla birlikte PTT bank veya banka hesap numaralarını Kurum’a bildirirler, bunlardan Kurum’ca çalışmadığına dair beyan dışında bilgiler istenmez. Bu beyanın da internetten yapılma zorunluluğu bulunmamaktadır.

   

XII- BAĞIMSIZ ÇALIŞANLARDAN DA VİZİTE KAĞIDI İSTENİR (Mİ)?

 

Bize göre de sağlık hizmet sunucularına başvuruda vizite kağıdı uygulaması 01.10.2008 tarihinden itibaren ‘yazılı hukuktan’ kaldırılmıştır. Uygulamada kullanılmış olası bizleri şaşırtmamalı!… Zira ‘vizite kağıdı’ ne 5510 sayılı kanunda ne de diğer ikincil düzenlemelerde içerik ve matbu form olarak düzenlenmemiştir. Sağlık Uygulama Tebliğlerinde ‘vizite kağıdına’ değinilmiş olması veya e-sigorta sisteminden geçmiş dönemden kalan bir içerikte varolması bu gerçeği değiştirmemektedir. Diyelim SGK fiili bir durum yaratmıştır.

 

Esasen bu fiili durum halen devam ediyor. 2010 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği’nde, ‘sağlık hizmet sunucularına başvuruda’ artık vizite kağıdı aranmıyor. Ama, özellikle istirahat hallerinde, sağlık hizmet sunucuları halen sigortalılardan vizite kağıdı istiyorlar… Hadi diyelim bu durum, özellikle 4/a statüsünde sigortalı olanlar açısından yukarıda yaptığımız açıklamalara göre bugün yarın sona erecek. Peki, 4/b statüsündeki sigortalıların durumu ne olacak?

 

Gerçekten de, sağlık hizmet sunucuları halihazırda 4/a statüsündeki sigortalıların yanı sıra iş kazası ve meslek hastalıkları halinde 4/b statüsündeki sigortalılardan da ‘vizite kağıdı’ istemektedirler. 2010 Yılı Sağlık Uygulama Tebliği’nin (9.3.1.Ç)maddesinde sağlık kuruluşları için,(9.3.2.D) maddesinde ise sağlık kurumları için ‘iş kazası ve meslek hastalığı’ geçiren kişilere ait faturaların ekinde; 4/a veya 4/b statüsündeki sigortalılar arasında bir ayrım yapılmaksızın, diğer belgelerden başka iş kazalarında iş kazası bölümü doldurulmuş ‘vizite kağıdı’nın yer alacağı hüküm altına alınmıştır. Aksi halde SGK, sağlık hizmet sunucularının düzenlediği faturaları ödemeyebilecektir.

 

Sorun da burada çıkmaktadır; 4/a statüsündeki sigortalılar için (eski adıyla SSK’lılar) vizite kağıdının üç aşağı beş yukarı ne şekilde olduğu önceki yıllardan biliniyor, dolayısıyla bunlar için yine benzer bir belge düzenlendi diyelim. Ya 4/b statüsündeki sigortalı (eski adıyla Bağ-Kur’lu)  iş kazasına uğrar ise, sağlık hizmet sunucusu ondan vizite kağıdı istediğinde nasıl bir belge düzenleyecek? SSK’lılar için düzenlenen vizite kağıdına benzetse olur mu?

 

Sorular çoğaltılabilir. Ancak kabul etmek gerekiyor ki daha vizite kağıdı sorunu dahi çözülememiştir…

   

XIII- SONUÇ OLARAK

 

Yönetmelik ve Tebliğ ile yaratılan karmaşa, açıkladığımız şekliyle Genelge ve Duyuru ile giderilmiştir. Kamuoyunda ortaya çıkan itirazlar az da olsa yatıştırılmıştır. Düzenlemenin, işlemlerin gittikçe daha fazla elektronik ortamda yapılacağının bir işareti olarak algılanması ve bundan sonraki benzer yenilikler için hazırlıklı olunması, sanırım şimdilik söyleyebileceğimiz son şey olacaktır.

     

Yazarlar:Dr.ÖzkanBİLGİLİ*

 

E- Yaklaşım / TEMMUZ 2010 / Sayı: 211

 

 

 

(*)SGK Başmüfettişi

 

 

[1] 12.05.2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

 

[2] 12.05.2010 tarih ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

 

 

[3] Vizite kağıdı uygulamasının esasen 01.10.2008’den beri yürürlükten kaldırılmış olmasına ilişkin tartışma için Bkz. Mehmet ESER,  ‘Vizite Kağıdı Kalkmadı (mı) ?’, 10.05.2010 tarihli Hürriyet Ege

 

 

[4] Esasen ‘sigortalı hesap fişinin’ de 01.10.2008 tarihinden itibaren SSİY ve diğer ikincil düzenlemeler ile yürürlükten kaldırılmış olduğunu söylememiz yanlış olmayacaktır.

Makale Okunma Sayısı: 864

İlginizi Çekebilecek Makaleler

TÜM MAKALELER

E-Bülten Üyeliği

Sizin ve işletmenizin daha başarılı olmasını sağlayacak; makaleler, haberler ve gelişmeler için hemen üye olun!