MAKALELER

Anasayfa > Makaleler

Şirket Arsasının Hasılat Paylaşımı Yöntemiyle Satışında Kurumlar Vergisi ve KDV İstisnası Uygulanabilir mi?

19 Ağustos 2019

I- GİRİŞ

Son yıllarda büyükşehirlerde arsa karşılığı inşaat işlerinde, hasılat paylaşımı yöntemi diğer yöntemlere göre daha çok tercih edilmeye başlanılmıştır. Bunun nedeni ise, söz konusu yöntemin özellikle gerçek kişi arsa sahiplerine vergi uygulamaları bakımından büyük avantajlar sağlamasıdır. Hasılat paylaşımı yöntemi; kişi ya da şirketlerin arsalarını, müteahhit firmalara arsa üzerine inşa edilecek bağımsız bölümlerin satış bedellerinin belirli bir yüzdesi karşılığı devretmeleri olarak tanımlanmaktadır. Arsa karşılığı inşaat işinde inşa edilen bağımsız birimler, hasılat paylaşımı yönteminde ise, inşa edilen konut ve/veya işyerleri yerine, bunların satış hasılatları arsa sahibi ile müteahhit arasında paylaşılmaktadır.

Maliye Bakanlığı, “şirket aktifine kayıtlı arsaların hasılat paylaşımı yöntemiyle müteahhitlere tesliminin  taşınmaz ticareti olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla bu satıştan doğan  kazanca KVK’nın 5/e maddesinde düzenlenen istisnanın uygulanamayacağı ve bu satışın KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesine göre KDV’den istisna tutulamayacağı” görüşündedir.

Aşağıda, şirket aktifine kayıtlı arsaların hasılat paylaşımı yöntemiyle satışında KVK’nın 5/e ve KDV Kanunu’nun 17/4-r maddelerinde düzenlenen istisnaların uygulanıp uygulanamayacağı konusu incelenecek, kişisel görüşlerimiz belirtilecektir.

II- ŞİRKET ARSASININ HASILAT PAYLAŞIMI YÖNTEMİYLE SATIŞINDA KURUMLAR VERGİSİ VE KDV İSTİSNALARININ UYGULANABİLİRLİĞİ

A- YASAL MEVZUAT

1- Kurumlar Vergisi İstisnası Yönünden

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, “kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı bentte, istisnanın uygulanmasına ilişkin şartlar sayılmış olup, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu” belirtilmiştir.  

Konu ile ilgili olarak yayımlanan 1 Sıra No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin;

– 5.6.2.3.4. Menkul Kıymet veya Taşınmaz Ticareti İle Uğraşılmaması” başlıklı bölümünde, faaliyet konusu menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanması olan kurumların bu amaçla iktisap ettikleri ve ellerinde tuttukları kıymetlerin satışından elde ettikleri kazançlar için istisnadan yararlanmalarının mümkün olmadığı, taşınmaz ticaretine konu edilen veya kiralama ya da başka surette değerlendirilen taşınmazların satış kazancının ise istisnaya konu edilmeyeceği,”

– 5.6.2.4.1. Taşınmazlar ile İştirak Hisselerinin Para Karşılığı Olmaksızın Devir ve Temliki, Trampası ve Kamulaştırılması” başlıklı bölümünde ise, istisna uygulanabilmesi için taşınmazlar ile iştirak hisselerinin satılması ve bu işlemden bir kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerektiği, bu nedenle, söz konusu aktif kalemlerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi işlemlerin istisna kapsamına girmediği, kat karşılığında arsa devrinde olduğu gibi, bir mal veya hakkın başka bir mal veya hak ile değiştirilmesini ifade eden trampa işlemlerinde de söz konusu istisna hükmünün uygulanmayacağı”

açıklanmıştır.

2- KDV İstisnası Yönünden

KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimlerinin KDV’den istisna olduğu, istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.

Öte yandan, KDV Kanunu’nun 2. maddesinin 1. bendinde teslim “Bir mal üzerindeki tasarruf hakkının malik veya onun adına hareket edenlerce, alıcıya veya adına hareket edenlere devredilmesidir. Bir malın alıcı veya onun adına hareket edenlerin gösterdiği yere veya kişilere tevdii teslim hükmündedir. Malın alıcıya veya onun adına hareket edenlere gönderilmesi halinde, malın nakliyesinin başlatılması veya nakliyeci veya sürücüye tevdi edilmesi de mal teslimidir.” şeklinde tanımlanmış, 5. bendinde ise “trampanın iki ayrı teslim hükmünde olduğu” belirtilmiştir. 

Dolayısıyla, KDV istisnası yönünden trampa veya bu kapsamda arsanın kat karşılığı olarak müteahhide verilmesi işlemleri de teslim hükmünde olduğundan, arsa sahibi şirketlerin faaliyetlerinin taşınmaz ticareti kapsamına girmemesi kaydıyla kat karşılığı arsa teslimleri KDV’den istisna olacaktır. Maliye Bakanlığı’nın bu konuda verdiği çok sayıda özelgesi bulunmaktadır(1). KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesinde düzenlenen istisnanın Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/e maddesinde yer alan istisna ile birbirine paralel veya birbirine bağlı olarak uygulanması söz konusu olmayıp, ilgili düzenlemelerde bu doğrultuda bir hükümde yer almamaktadır. KDV istisnası uygulamasında ölçü, taşınmazların kurumların aktifinde en az iki tam yıl süreyle yer alması, satış kapsamında devir ve teslimlerinin yapılması ve kurumların faaliyetlerinin taşınmaz ticareti olmamasıdır.

3- Hasılat Paylaşımı Yönteminin Vergi Uygulaması Karşısındaki Durumu

Hasılat paylaşımı yönteminin ne şekilde vergilendirilmesi gerektiği konusunda tek düzenleme 60 Sıra No.lu KDV Sirkülerinde yer almaktadır. Söz konusu Sirkülerin  (1.8.2) bölümünde,

“Uygulamada “hasılat paylaşımı”, “gelir paylaşımı” vb. şekillerde düzenlenen sözleşmeler uyarınca yapılan işlerde, inşa edilen bağımsız birimler yerine bunların hasılatı paylaşılmakta olup, bu tür sözleşmeler gereğince yapılan işlerin de 30 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde düzenlenen “arsa karşılığı inşaat” olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu çerçevede;

– Bağımsız birimlerin üçüncü şahıslara satışında, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarihte sadece müteahhit tarafından üçüncü şahıslara fatura düzenlenecek, faturada gösterilen toplam bedel üzerinden bağımsız birimin niteliğine göre % 1 veya % 18 oranında KDV hesaplanarak beyan edilecektir.

– Arsanın bir iktisadi işletmeye dahil olması veya arsa sahibinin arsa alım satımını mutad ve sürekli bir faaliyet olarak sürdürmesi halinde, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu tarih itibariyle hasılattan kendisine kalan pay için müteahhide arsa satış faturası düzenleyecek, fatura bedeli üzerinden genel esaslara göre KDV hesaplayarak beyan edecektir. Arsa tesliminin, KDV’nin konusuna girmemesi veya KDV’den istisna edilmiş olması halinde bu teslimde KDV hesaplanmayacaktır.”

şeklinde açıklama yapılmıştır.

B- MALİYE BAKANLIĞI’NIN GÖRÜŞÜ: ŞİRKET ARSASININ HASILAT PAYLAŞIMI YÖNTEMİYLE SATIŞINDA KURUMLAR VERGİSİ VE KDV İSTİSNASI UYGULANAMAZ

Maliye Bakanlığı, “şirket faaliyetleri arasında taşınmaz ticareti ve kiralaması bulunmasa dahi kurumlar vergisine tabi şirketlerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle kayıtlı bulunan arsaların hasılat paylaşımı modeliyle satışı halinde, taşınmaz ticareti yapılmış olacağı gerekçesiyle kurumlar vergisi ve KDV istisnalarının uygulanamayacağı” görüşündedir. Adı geçen Bakanlığın konu ile ilgili olarak verdiği bir Özelge’nin tam metni aşağıdadır:

“Özelge talep formunda, şirketinizin aktifinde iki tam yıldan uzun süredir kayıtlı bulunan ve üzerinde üretim tesislerinin de yer aldığı arsayı “hasılat paylaşımı” modeliyle, bir inşaat şirketine satmayı düşündüğünüzü belirterek; satış sonrası oluşacak gayrimenkul satış kazancının, kurumlar vergisinden ve arsa tesliminin katma değer vergisinden istisna olup olmadığı konusunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Kurumlar Vergisi Kanunu Yönünden;

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6. maddesinde kurumlar vergisinin mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, kurumların, en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların % 75’lik kısmının kurumlar vergisinden istisna olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı bentte, istisnanın uygulanmasına ilişkin şartlar sayılmış olup, menkul kıymet veya taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların bu amaçla ellerinde bulundurdukları değerlerin satışından elde ettikleri kazançların istisna kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.  İstisnanın uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin; “5.6. Taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnası” başlıklı bölümünde yapılmış bulunmaktadır.

Özelge talep formunuzun incelenmesinden, şirketinizin aktifinde iki tam yıldan uzun süredir kayıtlı bulunan ve üzerinde üretim tesislerinizin de yer aldığı arsayı “hasılat paylaşımı” modeliyle, bir inşaat şirketine satmayı düşündüğünüz, bu modelde şirketiniz adına inşaat ruhsatının  alınacağı ve bağımsız bölümlerin kat irtifakının kurulacağı, kat irtifaklarının nihai alıcıya her bir satışta ayrı ayrı olmak üzere tapu devirlerinin şirketiniz tarafından yapılacağı, tapu devirleri sonrasında inşaat şirketine hasılat paylaşımına göre arsa faturası kesileceği belirtilmiştir.

Bu durumda, her ne kadar firmanızca yapılan arsa tesliminde inşaa edilen bağımsız bölümler yerine bunların satışından elde edilen hasılattan pay alınmış olsa da, aslında yapılan işin arsa karşılığı inşaat olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Buna göre,  arsa satışında uygulayacağınız hasılat paylaşımı modeliyle, taşınmaz ticareti yapmış olacağınızdan, bu satış nedeniyle oluşacak kazanca, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan istisnanın uygulanması mümkün değildir.

Katma Değer Vergisi Yönünden;

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 17/4-r maddesinde, kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimleri katma değer vergisinden istisna tutulmuş; istisna kapsamındaki kıymetlerin ticaretini yapan kurumların, bu amaçla aktiflerinde bulundurdukları taşınmaz ve iştirak hisseleri teslimlerinin istisna kapsamı dışında olduğu belirtilmiştir.

Bu hüküm gereğince, şirketinizce inşaat şirketine hasılat paylaşım modeli kapsamında arsa satış işlemi ticari faaliyet olarak değerlendirileceğinden, satış işleminde Kanun’un 17/4-r maddesindeki “en az iki tam yıl süreyle mülkiyette bulunan taşınmazların satışı”na ilişkin istisna hükmünden, aynı bendin ikinci fıkrası gereğince faydalanmanız mümkün değildir.”(2)

C- KİŞİSEL GÖRÜŞÜMÜZ VE DEĞERLENDİRMEMİZ: ŞİRKET ARSASININ HASILAT PAYLAŞIMI YÖNTEMİYLE SATIŞINDA KURUMLAR VERGİSİ VE KDV İSTİSNASI UYGULANABİLİR

Hasılat paylaşımı modelinin genel olarak işleyişi şu şekildedir: İnşaat ruhsatı arsa sahipleri adına alınarak bağımsız bölümlerin kat irtifakı kurulmakta, kat irtifaklarının nihai alıcılara satışında tapu devirleri arsa sahipleri tarafından yapılmakta, tapu devirleri sonrasında inşaat şirketine hasılat paylaşımına göre arsa faturası kesilmektedir. Bu işleyiş modeli tamamen hasılat paylaşımı yöntemine özgüdür. Prensip olarak vergileme işlemlerinin de, söz konusu özgün işleyiş tarzı dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.

Yukarıda da ifade edildiği üzere Maliye Bakanlığı hasılat paylaşımı yöntemiyle yapılan arsa satışlarını taşınmaz ticareti olarak değerlendirmekte ve bu satışlara KDV istisnası, satıştan doğan kazanca ise kurumlar vergisi istisnası uygulanamayacağı görüşündedir. Bu görüşün dayanağını ise, hasılat paylaşımı yönteminin arsa karşılığı inşaat işi olarak kabul edilmesi ve vergilemenin de aynı paralelde yapılması hususu oluşturmaktadır.

1- Hasılat Paylaşımı Yönteminde Arsa Nakit Karşılığı Satılmakta Olup, Bir Trampa Söz Konusu Değildir

Öncelikle belirtmek gerekir ki; kişi ya da şirketlerin arsalarını, müteahhit firmalara arsa üzerine inşa edilecek bağımsız bölümlerin satış bedellerinin belirli bir yüzdesi karşılığı devretmeleri” olarak tanımlanan Hasılat Paylaşımı Yöntemi ile “arsanın karşılığında bağımsız bölüm alınması” şeklinde tanımlanan Arsa Karşılığı İnşaat Yöntemi birbirlerine benzemekle beraber, aynı şeyler değildir. Çünkü, arsa karşılığı inşaat işinde inşa edilen bağımsız birimler, hasılat paylaşımı yönteminde ise, inşa edilen konut ve/veya işyerleri yerine bunların satış hasılatları arsa sahibi ile müteahhit arasında paylaşılmaktadır.

Hasılat paylaşımı yöntemiyle arsa satışının arsa karşılığı inşaat işi olarak kabul edilerek ve trampa kapsamında değerlendirilerek kurumlar vergisi istisnasından yararlandırılmaması doğru bir yaklaşım değildir. 1 Sıra No.lu KVK Genel Tebliği’nde, “istisna uygulanabilmesi için taşınmazların satılması ve bu işlemden bir kazanç elde edilerek, satan kurumun mali yapısında bir iyileşmenin olması gerektiği, bu nedenle, söz konusu aktif kalemlerin para karşılığı olmaksızın devir ve temliki, trampası gibi işlemlerin istisna kapsamına girmediği, kat karşılığında arsa devrinde olduğu gibi, bir mal veya hakkın başka bir mal veya hak ile değiştirilmesini ifade eden trampa işlemlerinde de söz konusu istisna hükmünün uygulanmayacağı” açıklanmıştır.

Hasılat paylaşımı yöntemiyle arsa satışında bir trampa ya da bir mal veya hakkın başka bir mal veya hak ile değiştirilmesi söz konusu olmayıp, inşa edilen bağımsız birimlerin satışından elde edilecek hasılatın belli bir kısmının arsa satış bedeli olarak alınması söz konusudur. Burada, Tebliğ’de yapılan açıklamaya uygun olarak arsanın bir bedel karşılığı satışı ve bir kazanç elde edilerek kurumun mali yapısında bir iyileşme söz konusu olmaktadır. Kaldı ki, 60 Sıra No.lu KDV Sirkülerinde de açıklandığı üzere vergiyi doğuran olay, müteahhidin arsanın karşılığını oluşturan bedeli arsa sahibine intikal ettirdiği tarih itibariyle gerçekleşmekte olup, arsa satış faturasının bu tarih itibariyle düzenlenmesi gerekmektedir. Sonuçta, arsa nakit karşılığı olarak devredilmekte, bedeli ise nakit olarak tahsil edilmektedir. KVK’nın 5/e maddesinde yer alan “Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanır ve satış kazancının istisnadan yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulur. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. Bu süre içinde tahsil edilmeyen satış bedeline isabet eden istisna nedeniyle zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler ziyaa uğramış sayılır.” şeklindeki hükümde yer alan satış tarihi olarak hasılat paylaşımı sözleşmesinin yapıldığı tarihin değil, arsa satış faturasının düzenlendiği tarihin esas alınması gerekir. Ayrıca, bu yönüyle, belirtilen şekilde yapılan arsa satışları, Kanun’un 17/4-r maddesinde yer alan şartların gerçekleşmesi halinde KDV’den de istisna olacaktır.

2- Hasılat Paylaşımı Yöntemiyle Arsa Satışının Taşınmaz Ticareti Olarak Değerlendirilmesi Mümkün Değildir

Genel olarak, arsa veya diğer taşınmazların birden fazla alım satımının yapılması, yapanlar açısından taşınmaz ticareti olarak kabul edilmekte ve buna göre vergilendirme yapılmaktadır. Yani birden fazla birbirinden bağımsız satış yapılması, işlemi esas faaliyet konusu haline getirmektedir. Ancak, vergilendirmede her olayın birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı değerlendirilmesi ve değerlendirme yapılırken de, VUK’un 3/B maddesinde hükme bağlanan işlemlerin gerçek mahiyetinin esas alınması gerekir. 

Hasılat paylaşımı yönteminde, inşaat ruhsatı arsa sahipleri adına alınarak kat irtifakı kurulmakta, kat irtifakları kurulan bağımsız bölümlerin nihai alıcılara satışında tapu devirleri arsa sahipleri tarafından yapılmakta, tapu devirleri sonrasında yani işin bitiminde ise arsa sahipleri tarafından toplam hasılattan kendilerine düşen pay tutarında inşaat şirketlerine arsa faturası düzenlenmektedir. Arsa karşılığı inşaat işinde ise, arsanın karşılığı olarak alınan konut ve/veya işyerleri,  daha sonra aynı yıl veya birbirini izleyen yıllarda tek tek veya parça parça arsa sahipleri tarafından satılmakta, bu durum ise taşınmaz ticareti olarak değerlendirilerek buna göre vergilendirilmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, hasılat paylaşımı yönteminde arsa sahiplerinin arsanın karşılığında bağımsız bölümler alması ve bilahare satması söz konusu olmadığından, arsa sahipleri yönünden bir taşınmaz ticareti yapıldığı iddiasında bulunulması veya bunların taşınmaz ticaret yaptığının kabul edilmesi mümkün değildir. Arsa sahiplerinin satış hasılatının üzerinde anlaşılan belli bir kısmını arsanın bedeli olarak almaları ve satış işlemleri ile ilgilenmemeleri, hasılat paylaşımı yönteminin kendine özgü bir özelliğidir. 

Kişisel görüşümüze göre, faaliyet konusu taşınmaz ticareti ve kiralanması olmayan şirketlerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle kayıtlı bulunan arsaların hasılat paylaşımı yöntemi ile satışının, normal usulle yapılan bir arsa satışından nitelik olarak herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Her iki satış şekli arasında, sadece arsa satış bedelinin tespit edilme şekli bakımından farklılık söz konusudur. Arsa satış bedeli, normal yolla yapılan satışta genellikle pazarlıkla belirlenirken, hasılat paylaşımı yönteminde arsa üzerine inşa edilen bağımsız bölümlerin toplam satış bedelinin belli bir oranı olarak tespit edilmektedir. Hasılat paylaşımı modelinde arsa bedelinin, inşa edilecek bağımsız bölümlerin satış bedelinin belli bir kısmı olarak belirlenmesi, bu yöntemin temel özelliğinden kaynaklanmaktadır.  Sadece satış bedeli tespit usulü esas alınarak, bu yöntemle yapılan arsa satışlarının taşınmaz ticareti olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamaktadır. Dolayısıyla, VUK’un 3/B maddesinde hükme bağlanan “İşlemlerin Gerçek Mahiyetinin Esas Olması İlkesi”nden hareketle, faaliyet konusu taşınmaz ticareti ve kiralanması olmayan şirketlerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle kayıtlı bulunan arsaların hasılat paylaşımı yöntemiyle satışının diğer koşullarında sağlanması kaydıyla KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesine göre KDV’den, satıştan doğan kazancın  % 75’lik kısmının ise KVK’nın 5/e maddesi uyarınca kurumlar vergisinden istisna tutulması gerektiği görüşündeyiz. 

III- SONUÇ

Yukarıda yapılan açıklamalardan da fark edileceği üzere Maliye Bakanlığı, şirket faaliyetleri arasında taşınmaz ticareti ve kiralaması bulunmasa dahi kurumlar vergisine tabi şirketlerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle kayıtlı bulunan arsaların hasılat paylaşımı modeliyle satışı halinde, taşınmaz ticareti yapılmış olacağı gerekçesiyle kurumlar vergisi ve KDV istisnalarının uygulanamayacağı” görüşündedir. Kişisel görüşümüz ise, hasılat paylaşımı yöntemi ile arsa satışının sadece normal bir arsa satışı olduğu, arsa satış bedelinin arsa üzerine inşa edilen bağımsız bölümlerin toplam satış bedelinin belli bir yüzdesi olarak belirlenmesinin hasılat paylaşımı yönteminin temel özelliği olduğu, bu yönleri gözardı edilerek arsa karşılığı inşaat işlerine paralel olarak bu satışın arsa sahibi şirket yönünden taşınmaz ticareti olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, faaliyet konusu taşınmaz ticareti ve kiralanması olmayan şirketlerin aktifinde en az iki tam yıl süreyle kayıtlı bulunan arsaların hasılat paylaşımı yöntemiyle satışının diğer koşullarında sağlanması kaydıyla KDV Kanunu’nun 17/4-r maddesine göre KDV’den istisna, satıştan doğan kazancın  % 75’lik kısmının ise KVK’nın 5/e maddesi uyarınca kurumlar vergisinden istisna tutulması gerektiği doğrultusundadır.  

Yazar: Abdullah TOLU*

Yaklaşım / Nisan 2013 / Sayı: 244

*           Rekabet Kurumu, Kurum Danışmanı, YMM

(1)        GİB., İzmir VDB’nin, 15.08.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.35.17.01-35-02-766 sayılı Özelgesi.

(2)        GİB., Büyük Mükellefler VDB’nin, 18.04.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.99.16.02-KVK-5/1-e-102 sayılı Özelgesi.

Makale Okunma Sayısı: 388

İlginizi Çekebilecek Makaleler

TÜM MAKALELER

E-Bülten Üyeliği

Sizin ve işletmenizin daha başarılı olmasını sağlayacak; makaleler, haberler ve gelişmeler için hemen üye olun!